• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/adaletplatformu
  • https://plus.google.com/+ademçevik/posts
  • https://www.twitter.com/adaletplatformu

arşiv suç duyuruları

HRANTDİNK'İN TAZMİNATINI AİHM'İN SUÇLU BULDUĞU YARGIÇLARIN  ÖDEMESİ İÇİN ADALET PLATFORMU MAHKEMEYE BAŞVURDU 
TAZMİNATA SEBEB OLAN YARGIÇLAR TAZMİNAT CEZASINI ÖDESİN vergimden kesilmesin ile ilgili adalet platformu başkanı adem çevik bugün  istanbul nöbetci cumhuriyet savcısı faruk kurtoğluna verdiği dilekce ile şişli 2. asliye ceza mahkemesine (2010/2-997 sayı ile) başvurdu. Ayrıca tüm yetkili kurumlara verdiği dilekce snrası sultanahmet adliyesi önünde yaptığı açıklamada yargıçların cezasını ben ödemem diyen ademçevik: yargıtaydaki ses kayıtları konusuna da değinerek ergemekona destek çıkan sözde yargıçların istifasını isteyerek ihmal-ihanet içinde olan yargıçlar derhal AZLEDİLSİN. dedi.
BM yOlsuzluk anlaşmasına göre 5506 sayılı yasa çerçevesinde teröre yardım-yataklık ve suça iştirak suçları işlenmektedir mahkemelere emir-talimat verilmektedir. referandumu hukuku meclisi anayasayı ve kanunları dinlemeyen sözde yargıçlar acilen AÇIĞA ALINSIN diyerek Yargıtay 1. başkanlar kurulunu ve Meclisi göreve davet etti. kaos ve terör rantından rantlanan sözde  hakimler insan değildir. belhumadallar insanlığa savaş açarlar ve terörden vampir kanemici kene misali kandan-kaosdan-terörden beslenirler.

  www.adaletplatformu.net


Adalet Bakanlığına

 

Konu Hırant Dink konusunda YARGIÇLARI SUÇLU bulan AİHM'nin verdiği tazminat kararının 
kamu fonundan ödenmesinin ardından, bu kararın ortaya çıkmasında sorumluluğu bulunanlardan . paranın tazmini ve sorumlular hakkında idari ve hukuki soruşturma ve işlem yapılması hakkında


Başvuru Sahibi :Adem Çevik (TC No. 12409824156) Toros Sk. 17/14 (GüvenHukuk) Sıhhıye Ankara

www.adaletplatformu.net vicdanmahkemesi@gmail.com Tel:+905322467411

 

AÇIKLAMALAR

1-Hrant Dink davasında AİHM’nin verdiği kararda hükmedilen tazminat bedelinin, benim ödediğim vergilerden ödenmesini kabul etmiyorum..

 

2-AİHM Mahkemesinin verdiği kararı ve Dışişleri Bakanlığımızın karara itiraz etmemesini anlayışla karşılıyorum ve doğru buluyorum.. AİHM tarafından hükmedilen tazminat bedelinin Türkiye Hükümeti tarafından ödenmesini de, mağdurun hak kaybının, kamu otoritesi tarafından anında ödenerek mağduriyetin giderilmesi de hukuka uygun bir davranıştır.

 

Ancak, Bu haksızlığın sorumlusu ben değilim ve benim ödediğim vergilerden bu tazminatın ödenmiş olması sonucu ortaya çıkan hak kaybının da ayrıca tazmini gerekir.. Zaten Dink ailesi de, basından öğrendiğim kadarı ile bu yönde bir karar vermiş ve başvuruya hazırlanmaktadır..

 

Benim verdiğim vergiler, hukuk dışı tasarruflarda bulunan kişilerin ülkemi küçük düşüren ve benim asla tasvib etmediğim hatalarının faturasını ödemek için kullanılamaz.. SUÇUN ŞAHSİLİĞİ PRENSİBİ ESASTIR.. BİR KİŞİ YA DA TOPLULUĞUN, YA DA KURUMUN SORUMLULUĞUNUN FATURASI BİR BAŞKA KİŞİYE ÇIKARTILAMAZ. BU HAKSIZ BİR FİİLLE İLGİLİ OLMAYAN VE O İŞTE SORUMLULUĞU BULUNMAYAN BİR KİŞİNİN , YAPMADIĞI BİR İŞTEN DOLAYI CEZALANDIRILMASI ANLAMINA GELİR.. ki bu da insanlık dışı olup; evrensel hukuka ve insan haklarına aykırılıktır. HERON, TANK, DİNK YARGI ve TSK SKANDALLARININ FATURASINI ÖDEMEK İSTEMİYORUM. TSK'nın da hesapları TBMM ve SAYIŞTAY tarafından acilen incelenmelidir.

ZARARI TOPLUM ÖDEMEK ZORUNDA DEĞİL

Danıştay 5. Dairesi Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın ve 9 arkadaşı ile ilgili verilen yargı kararına uyulmaması nedeniyle ile ilgili tarihi kararında, devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare bir zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından ödenmesinin temel bir kural olduğunu belirtti. Kararda, tazminatın ödenmesinden sonra sorumlu personele rücu edilmesinin hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesinin bir gereğidir

AİHM'nin YARGIÇLAR ve Güvenlikciler SUÇLU kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 143/2 madde göre kusurlu davranışıyla devleti mahkûm ettiren kamu görevlisinden tazminatın geri alınması mümkün.
 BM Yolsuzluk sözleşmesine göre YARGIÇLAR YOLSUZLUKtan suçlu. AYM90 (5506)

Bu gibi işleri alışkanlık haline getiren kişilerin, ülkemizi küçük düşüren fiilleri ve hukuku ayaklar altına alan tasarruflarının tekrarı halinde görevden el çektirilmesi gerekir.. Ortaya çıkan hukuk ihlali, sadece Hırant Dink ve ailesine yapılan bir haksızlık değil, onunla birlikte ve onun şahsında milletimizin yüzüne, imajına çalınankara lekedir.YASAYA UYGUN OLMAYAN YARGI, HUKUKA UYGUN OLMAYAN YASA SUÇ ALETİDİR.

 

Bu karar, sadece sorumlular için bir alemi ibret olma hadisesi değil, Dink ailesinin de ortaya koyduğu bu hassasiyet TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARININ BU KARAR SEBEBİ İLE AKLANMASI VE TÜRKİYE CUMNHURİYETİ VATANBDAŞLARININ BU OLAYLARDA BİR SORUMLULUĞUNUN OLMADIĞININ TESCİLİ ANLAMINA GELECEKTİR. Bu hassasiyet saygı duyulması gereken birhassasiyettir.Bir Ermeni vatandaşımızın bu hassasiyetini, kamu otoritelerinin de göstermesi gereken, yasal bir teminata sahip bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.

AİHM, ilk kez bir kararında Ergenekon'a yer verdi: 'Askeri darbeyi kolaylaştırmak amacıyla siyasi rejimin istikrarını sarsmak için terör eylemleri düzenleyen, laikliği ve ulusal çıkarları koruma iddiasındaki gizli bir örgüt.' Mahkeme, Hrant Dink'in Türkiye'de Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 301. maddeden suçlu bulunması kararını onayan 9.Yargıtay'ı da ağır şekilde eleştirdi: 'Yargıtay tarafından yapılan 'Türklük' tanımı, uluslararası anlaşmalar ile tanınan veya tanınmayan, tüm dini, dil veya etnik azınlıkları dışlıyor.' Hatırlanacağı gibi Dink için 301. maddeden suç duyurusu yapan kişi daha sonra Ergenekon davasında sanık olacak olan Kemal Kerinçsiz'di. Bu suç duyurusuyla açılan davaya bakan Şişli mahkemesi hakimi Hakkı Yalçınkaya'nın Ergenekon sanıklarıyla şok bağlantıları ortaya çıkmıştı. Yalçınkaya, Kerinçsiz'e 'abi' diye hitap ederken, Kerinçsiz de hakime, 'Hakkıcığım' diyor, görüşmenin sonunda Yalçınkaya Kerinçsiz'e, 'Bir emriniz var mı?' diye soruyordu. YARGITAY, AYM, Danıştay, HSYK, YSK ve TSK'daki daki yargıçlar ve YARSAV üyeleri terör örgütü Ergenekona alenen destek ve PKK ile işbirliği web. konuşmaları yalanlanmamasına rağmen; görevden alınmayıp görevlerini kötüye kullanmalarına göz yumulması da suça iştiraktir. Teröre yardım-yataklık yaparak terörden-kaosdan rantlananlar, Kamu malına zarar verenler, inanc ve ifade hürriyeti engeli İnsanlık suçudur. 3Maymunluk sefihliktir. Açıkca ihmal ihanettir. Yetkililer ihmalden-ihanetten cezalansın.

Hakikat şudur ki, “bir insana yapılan bir haksızlık bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir..” Suçlu ya da sorumlunun himayesi, sorumluların cür’et ve cesaretini artırır ve toplumun hukuka güvenini sarsar.. Sorumluların cezalandırılması ise alem-i ibret olur..

 

Bu açıdan, sorumluların cezalandırılması Dink ailesi için bir onur mücadelesi olduğu kadar , bu hukuksuzluğu reddeden her yurttaşımız için de hukuka saygının bir ifadesi olacaktır..

 

Bunun için, 1-Bu kararın oluşmasında sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin kusurları ve kusur oranlarının, iddia makamından başlayarak, ilk derece mahkemesi ve Yargıtay aşamasına kadar tamamının Adalet Bakanlığı, HSYK ve TBMM tarafından soruşturularak subuta erdirilmesi gerekir..

 

2-Sorumlulukları ve sorumluluk oranları belirlenen kişilerin, bu süreçte yapılacak soruşturma sonucu ortaya çıkan/çıkacak olan, kasıt ve ihmal sebebi ile disiplin, hukuki ve cezai açıdan sorumluluklarının tesbiti ile haklarında işlem yapılması, aynı zamanda mali açıdan kamuya getirdiği yük sebebi ile zarar ve ziyanın, gecikme sebebi ile mali değer kaybını da telafi edecek bir şekilde sorumlu kişiden/kişilerden tahsili için işlem başlatılması gerekir..

 

NETİCE VE TALEP :Bu uygulamanın, benzer olaylar açısından emsal teşkil edecek bir kaziye değeri taşıyacağından, konunun ivedi olarak ve hassasiyetle takib edilerek, konu hakkında, ilk aşamada yapılacak işlem ve bu işlemin sonucunda verilecek karar hakkında tarafıma bilgi verilmesini, aksi halde görevi ihmal, suçluyu koruma suçlarından yargıya başvuracağımı, gerekirse konuyu, adli yargıya, Anayasa Mahkemesine götüreceğimi, AİHM ve BM İnsan Hakları Komiserliği nezdinde değerlendireceğimi, bilgilerinize arzeder, saygılar sunarım.. 29.09.2010 Adem ÇEVİK

 


Bilgi/Dağıtım: 
1-Dışişleri Bakanlığına 2-Adalet Bakanlığına 3-Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığına 4-Anayasa Mahkemesi Başkanlığına 
5- HSYK Başkanlığına 6- Yargıtay Başkanlığına 7-Askeri Yargıtay Başkanlığına 8-TBMM Adalet Komisyonuna 
9-TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonuna 10-Cumhurbaşkanlığına 11-Medyaya, STK'lara, Partilere, İnsan hakları derneklerine


EK-1.

YOLSUZLUKLA SAVAŞMAYAN YOLSUZDUR ! TBMM, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı’nın dikkatlerine. http://www.unodc.org/unodc/en/treaties/CAC/signatories.html
Önümde “UNO Office on Drugs and Crime” tarafından hazırlanan “United Nations Convention Ageinst Corruption” raporu bulunuyor.. 
Şarjah Amerikan Üniversitesi’ndeki bir öğretim üyesi verdi.. Sözleşmenin Türkçe başlığı şöyle: “Yolsuzlukları ve Görev Suistimallerini Önlemeye Yönelik BM Sözleşmesi” Sözleşme 2003 yılında yayınlanmış ve taraflara uygulama konusunda gerekli düzenlemeleri yapmaları için 2005 yılına kadar süre tanınmış.. Türkiye, 10 Aralık 2003 yılında anlaşmayı imzalamış ve 9 Kasım 2006’da anlaşma yürürlüğe girmiş.. 5506 sayılı yasa Daha fazla ayrıntı için bakınız: http://www.unodc.org/unodc/en/treaties/CAC/signatories.html  
http://www.hainlerelanetblogspot.com 
Sözleşmeye göre; “yolsuzluğun pek çok ülkede gelişme için en büyük tehlike olduğu” kabul ediliyor. “Yargı sistemindeki bozuklukların pek çok problemin kökeninde olduğunun farkında olarak UNDC (United Nationsa on Drug and Crime) yargı mensuplarının davranış biçimini belirleyen Bangalore Priinciples of Judical Conduct’ı 2002 yılında çalışma prensibi olarak kabul etmiştir.” Komiteye göre “görevi suistimal etmek yolsuzluk kapsamında kabul edilen bir olgu olarak değerlendirilecektir.” Sözkonusu sözleşme, Anayasa’nın 90. Maddesi çerçevesinde yasal bağlayıcılığı olan bir sözleşmedir. Ve bu sözleşmede “yolsuzlukla SAVAŞ”maktan söz edilmektedir. Sözleşmenin 1. bölümünde, 2. maddede “Yargıçlar ve yargı mekanizması yolsuzluk suçlaması kapsamında” değerlendirilmek sureti ile 
“Yargı mensuplarının yetki ihlalleri ve görevlerini kötüye kullanmaları ya da görevlerini yapmamaları YOLSUZLUK olarak” tanımlanmaktadır.. Sözleşmenin 2. kısım 5. maddesinde (1. paragraf) taraf ülkeler gerekli politikaların oluşturulması ve düzenlemelerin yapılması taahhüdünde bulunmaktadırlar.. (3. paragraf) Yine aynı şekilde bu düzenlemelerin zaman zaman, ihtiyaca göre revize edilerek sistemin çalışırlığının teminine dair bir yükümlülük getirilmektedir..
19. maddede ise “Usulsüzlükleri bilerek yapanların görevden el çektirilmelerini sağlamaya dair yükümlülüğümüz” vardır.. 
36. maddede ise “Yolsuzlukları önlemek için özel yetkilerle donatılmış polis gücü ya da organizasyonların ihtiyaçlara göre kurulması şartı” getirilmektedir..
Yolsuzlukla savaş için özel araştırma metotlarının, elektronik vasıtaların kullanılabilmesine ilişkin yetki veren 50. madde çerçevesinde asker ve yargı mensupları dahil herkes teknik takibe alınabilecektir..
Bu anlaşma basit anlamda yolsuzluk iddialarını kapsamıyor. Yargı da dahil olmak üzere, her türlü hukuk dışı işlemi yolsuzluk kapsamı içinde değerlendirmektedir.. Ve bu işi bir SAVAŞ şeklinde tanımlamaktadır. Her türlü insan hakkı ve anayasa ihlalini yolsuzlukla savaş kapsamında değerlendirmektedir.. Bu çerçevede darbe anayasasının bizatihi kendisi suç aleti hükmündedir.. Tevhidi tedrisat, kılık kıyafet yasası gibi değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen yasaların büyük bir bölümü de aynı çerçevede değerlendirilebilir. Hatta “değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükmü” bile, 60 ihtilalinin başımıza bela ettiği kendi başına hukuk dışı bir dayatmadır.. Yasa hükmünün mutlaklaştırılması ve geleceğe ipotek koyma anlamındadır. İnanılması güç de olsa bu yasaya göre mesela bey, efendi, hacı, hoca demek bile suçtur. Ama tabii devlet hocaları maaşa bağlar, generallere bizim memlekette paşa denir, devlet vatandaşı hacı yapmak için özel yönetmelik çıkartır ve organizasyon yapar, yabancı ülkelerle anlaşmalar imzalar. Bu iş hukuk dışı olmasının ötesinde akıl dışı bir iştir aslında.. Bu yasalara göre kamu görevi yapan herkes şapka giymek zorundadır.. Düşünebiliyor musunuz, hem çoğulculuktan söz edeceksiniz, demokrasiden söz edeceksiniz, hem de tek tip insan dayatması yapacaksınız.. Aynı şekilde çetelerle ve organize suçlarla savaş da bu kapsamda değerlendirilmektedir.. Ölüye hakaretin cezası bir yıldır ama, Anayasaya göre herkes eşit olduğu halde Atatürk’e hakaret ayrıca düzenlenmiştir. AİHM’e göre gazetecilerin genişletilmiş eleştiri hakkı vardır ama, bizde aynı zamanda bir suçun basın yolu ile işlenmesi cezayı artırma sebebidir..
Bu kapsamda ayrıca, bankacılık, holding yolsuzlukları ve finansal suçlar da değerlendirilmektedir.. Hatta terör ve karşı terör suçları, karşı istihbarat faaliyetleri, sistematik ve aşırı güç kullanımı / şiddet, vahşi suçlar bu sözleşme kapsamında.. YARGIÇLAR ve TSK içindeki ve dışındaki hukuk dışı oluşumlar, çeteler, hatta Doğan mediası ile ilgili iddialar, sermaye içindeki suç örgütleri, mafia hepsi bu kapsamda değerlendirilebilir..
Bu sözleşmeye göre bunların hiçbiri yargı bağımsızlığı ya da ulusal güvenlik gerekçesinin arkasına saklanılarak gizlenemez..
Yeni anayasa ve hukuk ve yargı reformu tasarısı hazırlanırken bu sözleşmenin mutlaka referans alınması gerekir.. Yargıçların yargılanmaları ve yargının sebeb olduğu hukuksuzluktan dolayı, verilen zarar ölçüsünde yargıca rücu edilmesi konusunda bu sözleşme hükümlerinin hayata geçirilmesi yönündeki yükümlülük yeni yasal düzenlemenin ana gerekçesini oluşturabilir..
Aslında bu sözleşme hükümleri, Anayasa’nın 90. Maddesi çerçevesinde mer’idir. Ve ilgili bakanlığın re’sen bu sözleşmeye dayanarak birtakım düzenlemeler yapması gerekir.. Bu çerçevede savunma yapılabilir.. Ya da yargılamada referans olarak bu sözleşmeye atıf yapılabilir.. Çünkü hiçbir yasa ya da mevzuat bu sözleşmenin temel hükümlerine aykırı yorumlanamaz..
Hukuka uygun olmayan yasa suç aletidir.. Bizde bazı yasaların bırakın hukuka aykırı olmasını, sıradan akla bile uygun değildir..
Son söz olarak, Meclis Başkanı, Başbakan, Adalet Bakanı’na sormak istiyorum: Neden bu sözleşmeyi işletmiyoruz? Sözleşmenin hukuki bağlayıcılığı var. Bu sözleşmeye dayanarak özel istihbarat birimleri bile kurulabilir ve özel sorgu ve takip yöntemleri örgütlenebilir.. Bu maksatla özel tekniklerle donatılmış, eğitimli kadrolar istihdam edilebilir..
Hükümetin BM Yolsuzlukla Savaş Sözleşmesi’nin hükümlerine uyma yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğünün gereğini yapmazsa, yolsuzluklara göz yummuş olmakla suçlanabilir.. Sözleşmenin hukuki bağlayıcılığı vardır. Meclis ve hükümet çözüm üretmek zorundadır.. Sözleşmenin 19. maddesi yolsuzluğa bulaşmış 
yargı mensuplarının azledilmesini öngören, uluslararası sözleşmelerle korunan hakları kararlarına esas olarak kullanmamakta direnenlere karşı, insan hakları ihlali gerekçesi ile görevden azledilmesini sağlayan mekanizmalar oluşturma yetkisi vermektedir.. Hatta hükümet bu sözleşme çerçevesinde çeteler ve darbe girişimlerine yönelik özel izleme, değerlendirme, derecelendirme ve operasyon yetkisi veren özel mekanizmalar oluşturabilir.. 
Peki o zaman ne duruyorsunuz? Sayıştay yasasını düzenlerken sanırım bu konuyu bu çerçevede yeniden değerlendirmek gerek.. Bu konu, terör ya da örgütlü suçlardan çok daha vahim bir konu. Örneklerde görüldüğü gibi içinde birçok terör örgütünü, yolsuzluğu barındırabiliyor.. Terör darbe tehdidi yanında çocuk oyuncağı kalır ve bu darbe planları, yasama, yürütme, yargı, ordu, istihbarat, sivil yapıları da etkisi altına alan media, mafia, sermaye, siyaset, bürokrasi ve oda, vakıf, dernek, sendikaları da kapsayan bir tehdide dönüşebiliyor.. Bunu göz ardı etmemek gerek..
Merak ediyorum, AYM, Yargıtay ve Danıştay başkanları bu konuda ne düşünüyorlar? Onlar bu çevrede başlarına geleceği “hissediyorlar mı” acaba?

 


--

 


 
 
 
 
CHP KAYYUMA DEVİR EDİLECEK!.. Başsavcı CHP’ye KÖR mü?! 
 Başsavcı’nın işi CHP’yi korumak!

 

YARGITAY BAŞSAVCILIĞI'NA

 

Müşteki: Adem ÇEVİK, (TC No:12409824156) Toros Sk. 17/14 Sıhhıye Ankara Tel.05322467411 www.adaletplatformu.net vicdanmahkemesi@gmail.com www.facebook.com/adaletplatformu

Şüpheliler: CHP Genel Merkez Yönetimi, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman YALÇINKAYA, Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu

Açıklamalar: 19 Eylül Pazar tarihli Stargazetesi haberinden; Kılıçdaroğlu’nun liderliğe seçildiği kurultayda tüzük ihlali yapıldığını ileri süren CHP’li Ateş “Yargıtay incelerse hukuksuzluğu ortaya çıkarır” iddiasında bulundu
• CHP’de tüzük tartışması alevlenirken, CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş ilginç bir iddiada bulundu. Tüzüğün ertelenmesinin yasa dışı olduğunu iddia eden Ateş, “Şu anda hukuksuz, yetkisiz bir MYK varDIR, yani MYK yok hükmündedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı incelerse, genel merkezin yasal olmadığı ortaya çıkacak” dd

YARGITAY RESEN İNCELEME BAŞLATSIN

Ateş, tüzük erteleme kararının kurultay sırasında da gündeme alınmadan oylanıp kabul edildiğini hatırlatarak, “Tüzük değişikliğinde nitelikli çoğunluk aranır, o da aranmadı” diye konuştu. Ortada hukuksuz bir uygulama bulunduğunu savunan Ateş, bu konuda kendisinin yargıya başvurmadığını ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının resen inceleme başlatabileceğini söyledi.

TÜZÜĞÜN ERTELENMESİ YASA DIŞIDIR

 Tüzüğün ertelenmesinin yasa dışı olduğunu ve ertelenmiş olmasının eski tüzük maddelerini canlandırmayacağını savunan Ateş, “PM yeni tüzüğü 1 Nisan 2010’da yürürlüğe koydu. Tüzük kurultayında, kurultay kararıyla tüzüğün maddelerini değiştirdik. Onun ertelenmesi eski tüzüğü yürürlüğe sokmuş olmuyor. O nedenle şimdiki MYK yok hükmündedir. Yetkisiz bir MYK vardır” dedi.

Deliller: Yılmaz ATEŞ CHP Milletvekili TBMM Ankara, Tüm hukuki ve yasal deliller.

www.stargazete.com/politika/myk-yok-hukmundedir-yargitay-chp-yi-incelesin-haber-295314.htm 

Netice_i Taleb:

Yukarıda izah edildiği gibi alenen bir hukuksuzluk kanunsuzluk ve yasa tanımazlık ortaya koyan Cumhuryet Halk Partisi yetkililerinin ilgili kanunlara göre cezalandırılmasını ve yurtdışından resmen yardım aldığı belgelenen, anayasa mahkemesince yolsuzluk odak noktası olduğu tescillenen ve ticaret yapması yasak olduğu halde işbankasına ortak olan ergnekonu yani suçu-suçluyu överek, cihanere dinlendiğini faxla haber vererek vb. Suç işleyen CHP ve yetkililerine resen soruşturma açmayan yargıtay cumhuriyet başsavcısı Abdurrahman YALÇINKAYA'nın, Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu üyelerininve basın savcılarının da görevi ihmal ve görevi kötüye kulanma suçlarının yanısıra suça iştirak suçu da işlemelerinden dolayı işlem yapılmasını dilerim. 
24 Eylül 2010 Adem ÇEVİK 

not. bu dilekce ümraniye cumhuriyet savcılığına da verildi. kayıt. no. 952 
 

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

(250. maddeye göre özel yetkili) ulaştırılmak üzere

ÜMRANİYE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

 

Konu: Suç duyurusu

Suçlar: Terör çıkararak ve devam ettirerek terörden ve terör ticaretinden rantlanmak, adam öldürmek, adam öldürmeye teşebbüs etmek, halkı askerlikten ve vergi vermekten soğutmak, hukuka ve kanunlara alenen uymamak ve uymamayı teşvik etmek, Halkı kin-nefret ve düşmanlığa sevketmek, İhanet, Hainlik, Nüfuz kullanarak haksız kazanç, Görevi ihmal, görevi kötüye kullanmak, Suçu-suçluyu gizlemek, suça iştirak, kanunları uygulamayarak teröre yardım ve yataklık, Anayasal düzeni değiştirmeye darbeye teşebbüs etmek ve edenlere yardım etmek, delilleri karartmak, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek. Çıkar amaçlı organize suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak. Kamu malına zarar vermek ve zarar verenlere yardımcı olmak. Kaosa sebeb olmak, insanları korkutmak. Ekonomik ve toplumsal krizlere sebebiyet vermek. anayasanın 2. , 4. ve 10 maddesinde; anayasanın değiştirilemez maddelerini değiştirmek ve uygulamak,

Şüpheliler: JİTEMCİ ALBAY ARİF DOĞAN ve Arif DOĞAN görevdeyken bağlı olduğu birimlerin tüm sorumlularının yanısıra dönemin Genel Kurmay Başkanları, jandarma genel komutanları, Milli Savunma bakanları ve Başbakanları, ayrıca özel harp dairesi jit-jitem yetkilileri, 
Araştırma sonunda tesbit edilebilecek diğer şüpheliler. Ayrıca JİTEM, Balyoz-kafes-27nisan-28şubat-ayışığı-ergenekon, heron ve ihanet sanıklarına 65. maddeyi uygulamayanlar da şüphelidirler.

 

Müşteki: Adem ÇEVİK (TC No: 12409824156) Toros Sk.17/14 (AdaletPlatformu) Sıhhiye-Ankara

Tel.05322467411 www.adaletplatformu.netademgerede@gmail.com vicdanmahkemesi@gmail.com

 

Deliller: Tüm yasal deliller, http://www.dailymotion.com/video/xew24b_jytem-kurucu-alb-aryf-doyan-1993-yi_newshttp://analiztv.aktifhaber.com/news_detail.php?id=15971 http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2084 Yargıtaydaki JİTEM-ERGENEKON destekcilerininde ÖCALAN'dan yararlanmak lazım dediği seskayıtları http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-27522-evetten-korkan-yargi-ocalana-sarildi.htmlhttp://www.samanyoluhaber.com/h_440901_hayat-dortyolda-mhpli-bestami-kilinc,-saldiri-sonrasi-nejat-bekle-gorustu-iddiasi.html http://www.taraf.com.tr/haber/dortyol-da-jitem-parmagi.htm

 

İzahlar: dailymotion.com'da yeni yayına konulan ses kaydında ki kişinin de Arif Doğan olduğu ileri sürülüyor. Ses kaydındaki kişi yine JİTEM'le ilgili ilginç ifadeler sarf ediyor ve “Alevilere saldıran saçlı sakallı profesyonel bir ekibim vardı” itirafında bulunuyor. Kazaya kurban giden Eşref Bitlis Paşa'nın ölümüyle ilgili çarpıcı bilgiler aktarıyor.

işte ses kaydının dökümü 

“alevilere saldıran saçlı sakallı profosyenel bir ekibim vardı
ben hertarafa gizli adam bırakmıştım. alevi olan kesimlere saldırmaları için. hepside saçlı, sakallı, bıyıklıydı. bütün türkiyede ki yapı bana bağlıydı.

eşref paşanın ölümü: cem ersever yaptı diyorlar; ben destek vermesem nasıl yapacaktı ki!!.
eşref paşanın ölümü, cem ersever yaptı diyorlar. eşrefi öyle böyle yapmış !! hayır. cem erseverin arkasına ben destek vermesem, kıçına.., adam mı öldürebilir? söyleme yaa bırak şunu ya. ahmet cem ersever'iymiş, mustafa deniz'iymiş, mahsunesiymiş bunlar çakal yavv. yani bir kişi geldiği zaman karşına eğer istihbaratçı değilse.. istihbaratçının… 

konuşamaz. sadece dinlersin. anlatabildim mi? ne derler? koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi.

eşref paşanın olayından sonra hata yaptım hala uyuyamıyorum
eşref paşanın olaydan sonra, hala konsantre olamadım ben. gece yatmasından çok korkarım. her an başıma bir şey gelecek diye uyumayacaksın o orospu çocukları yüzünden. birde bir hata yaptım ben, dedim sayın paşam korkmaya başladım. komutanım elini öpeyim mi? dedim beni gönder. anlatabiliyor muyum. it mehmet ağarın çiftliği mi ? oğlum burası.

“terörist yetiştirdim ben orda.. jitem gruplar komutanıyken 7000 ruhsatsız silahı kendi adamlarıma bizzat ben dağıttım..”
ben jitem grupları komutanıyım o zaman, aynı zamanda jandarma istihbarat grupları komutanıyım, türkiyenin. ulan silahlı güç, 10.000 kişi bende var. bunların ne götü var. ben düşünüyorum kayıtsız 5000 tane keleşnikof dağıttım ben. 2000 tane tabanca. terörist yetiştirdim ben orda. 

10.000 kişilik silahlı gücüm atatürk zamanında olsaydı beni öldürtürdü
resmi görevde bile 10 000 kişi taşıyamaz. atatürk olsaydı şimdi beni çoktan öldüttürdü. topal osman gibi. sormuş kaç asker çıkartırsın 10000 demiş paşam. demiş benden fazla adamı topalın adamı var. öldürün bunu gitsin. ben üç defa idam cezası aldım. asmadığına pişman oldular.

bu 10.000 kişi ile her türlü ayak işini biz kontrol ediyoruz
komutanım bunlar gavatlık yapıyor, pezevenklik yapıyor, haraç alıyor, avrat … ben pezevenkmiyim dedi. estafurulah komutanım altının pezevenk olması. senin pezevenk mi olman dedim.”

 

Generaller, askerlerin şehit olmasını canlı yayında izlemiş 20 Temmuz gecesi 7 askerin şehit düştüğü Hantepe baskınının başta Genelkurmay olmak üzere 30'a yakın birim tarafından canlı olarak izlendiği ortaya çıktı. Madımak ve Başbağlar olaylarında da jitem parmakları iddiaları araştırılmalı. İNEGÖL ve DÖRTYOL'da JİTEM PARMAĞI İDDİA EDİLDİ ve jandarma jitem yok demedi payasdaki bestami kılıç bizim elemanımız değil haber için kullanıyoruz açıklaması yapıldı. Arif DOĞAN Eşref BİTLİS'i öldürdüğünü ima etti. Jitem ile ortak çalıştığı iddia edilen Ergenekona; ilker başbuğ, saldıray berk vd. Balyoz-kafes muvazzafları ve İP-CHP-DP sahip çıktı.

 

JİTEM HAİNLERİNİ VE İŞBİRLİKCİLERİNİ ve CUNTACI YETKİLİLERİ ve TERÖR TÜCCARLARINI AÇIĞA ALMAYAN, İnsanlığa ve Milli iradeye savaş açan Terör tüccarlarıyla işbirliği yapan JİTEME VE ERGENEKONA SAHİP ÇIKAN HAİN CUNTACI YETKİLİLERİ 65.madde yetkisini kullanarak hainCUNTAYI AÇIĞA ALMAYANLARI, HERON ve TANK skandalının üstünü örtenlere ilgili maddeleri ve 10Aralık 2003 yılında anlaşması imzalanan ve 9 kasım 2006’da 5506 sayılı kanunla yürürlüğe giren anlaşmaya göre“Yolsuzlukları ve Görev Suistimallerini Önlemeye Yönelik BM sözleşmesi”ni ve Uluslararası Yolsuzlukla Savaş Sözleşmelerini, 5065, 4852, 5195, 4800, 4136 ve 4518 sayılı yolsuzlukla mücadele kanunlarını anayasanın 90.maddesi çerçevesinde işletilerek teröre,terör tüccarlarına, işsizliğe,kaosa, cuntaya, uyuşturucuya, organize suçlara, işsizliğe,yolsuzluğa ve yoksulluğa yardım veyataklıktan da dava açılmasını;

 

 

NETİCE-İ Taleb: halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek, suça iştirak, anayasal düzeni ortadan kaldırmak, Terör çıkararak ve devam ettirerek terörden ve terör ticaretinden rantlanmak, adam öldürmek, adam öldürmeye teşebbüs etmek, halkı askerlikten ve vergi vermekten soğutmak, hukuka ve kanunlara alenen uymamak ve uymamayı teşvik etmek,darbe, kaos-korku-panik oluşturmak, suç işlemek için organize örgüt kurmak, yönetmek ve üyelerine yardım-yataklık, görevi ihmal, görevi kötüye kullanmak, psikolojik baskı mobbing, anayasadaki ve kanunlardaki diğer ve benzeri suçlar işlendiğini düşünüyor, ilgililerin cezalandırılmalarını istiyor Uluslar arası sözleşmeleri uygulamayan ve basında çıkan haberleri ihbar kabul edib dava açmayanlara da görevi ihmal ve suçu-suçluyu gizlemekten işlem yapılmasını ve şüphelilerin terör ticaretinden dolayı malvarlıklarına elkonulmasını dilerim. 
22 Eylül 
2010

Adem ÇEVİK

kayıt no.2010-954


.....

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

(250. maddeye göre özel yetkili) ulaştırılmak üzere

ÜMRANİYE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

 

Konu: Suç duyurusu

 

Suçlar: Görevi ihmal, görevi kötüye kullanmak, Suçu-suçluyu gizlemek, suça iştirak, kasden adam öldürmeye teşebbüs, suça iştirak, suçu-suçluyu bildirmeme

 

Şüpheliler: MGK Genel Sekreteri Sabri Yirmibeşoğlu, Erol SİMAVİ Hürriyet eski sahibi Özal görevdeyken ihmali ve ihaneti olan yetkililerin yanısıra Araştırma sonunda tesbit edilebilecek diğer şüpheliler.

 

Müşteki: Adem ÇEVİK (TC No: 12409824156) Toros Sk.17/14 (AdaletPlatformu) Sıhhiye-Ankara

Tel.05322467411 www.adaletplatformu.net ademgerede@gmail.com vicdanmahkemesi@gmail.com

 

Deliller: Tüm yasal deliller, http://www.haberturk.com/gundem/haber/553752-ahmet-ozaldan-bomba-iddia http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=22.09.2010&i=279660


Tanıklar: Ahmet ÖZAL, Korkut ÖZAL, Semra Özal ve dönemin Yargıtay savcısı ve bu konuyu soruşturmakla görevli Uğur Tönik

 

İzahlar: Özal suikastinin arkasında MGK Genel Sekreteri vardı’ Babam sustu ben açıklıyorum” diyen Ahmet Özal “Babama suikast düzenleyenlerin arkasında Sabri Yirmibeşoğlu var” dedi

• 8. Cumhurbaşkanı Özal’ın oğlu Ahmet Özal, 1988 yılında babasına yönelik gerçekleştirilen suikastın arkasında dönemin MGK Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu’nun bulunduğunu, olayı soruşturan savcıya ‘Olayın üzerine gitmeyin’ uyarısında bulunduğunu iddia etti. Yaptığı açıklamada iddiaları reddederek ‘Bunlar deli zırvası’ diyen Yirmibeşoğlu, yeni bir iddia ortaya attı: 6-7 Eylül olaylarının arkasında MİT vardı.
BİLGİLER MİT ARŞİVLERİNDE
Habertürk’e konuşan Ahmet Özal, 1998’de dönemin başbakanı Turgut Özal’a tetikçi Kartal Demirağ tarafından düzenlenen suikastın arkasındaki isimlerin çok kısa sürede tepsit edildiğini belirterek, Turgut Özal’ın o gün ülkenin karışmaması için söylemediği ismi bugün oğlu olarak kendisinin dile getirdiğini söyledi. Ahmet Özal, “Babam ülke karışmasın diye bu isimleri açıklamadı. Bunlardan biri de dönemin MGK Genel Sekreteri Sabri Yirmibeşoğlu’ydu. Bu isimlerin hepsi Emniyet ve MİT’in arşivlerinde var. Arşivler açılsın” dedi.
ERGENEKON ve JİTEM BAĞLANTISI ÇIKAR
Amcası Korkut Özal’ın Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili Ergenekon’u işaret etmesine de değinen Ahmet Özal “Ölümüyle ilgili değil ama eğer arşivler açılırsa babama suikast olayı ile Ergenekon bağlantıları görülecektir. Ölümüyle suikastın birlikte araştırılması gerekir. Çünkü Kartal Demirağ diye bir adamı çıkıyor ve 2 sene hapis yiyor, kayboluyor. Babam öldüğü gün Kartal Demirağ gelip dua edip ağladı” dedi

NETİCE-İ Taleb: halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek, suça iştirak, anayasal düzeni ortadan kaldırmak, Terör çıkararak ve devam ettirerek terörden ve terör ticaretinden rantlanmak, adam öldürmek, adam öldürmeye teşebbüs etmek, darbe, kaos-korku-panik oluşturmak, suç işlemek için organize örgüt kurmak, yönetmek ve üyelerine yardım-yataklık, görevi ihmal, görevi kötüye kullanmak, anayasadaki ve kanunlardaki diğer ve benzeri suçlar işlendiğini düşünüyor, insanlığa karşı suçişleyen ilgililerin cezalandırılmalarını istiyor basında çıkan haberleri ihbar kabul edib dava açmayanlara da görevi ihmal ve suçu-suçluyu gizlemekten işlem yapılmasını dilerim. 
22 Eylül 
2010

Adem ÇEVİK

kayıt no.2010-955


....... 

 

50 MİLYAN İNSANA DALALET=SAPIKLIK İÇİNDE VE HAİN DİYEN KANLI 27 MAYIS DARBESİNE VE ERGENEKONA SAHİP ÇIKAN, DANIŞTAY BASKININDA ÜLKEDE KAOS OLUŞTURARARK HALKI KİN-NEFRET DÜŞMANLIĞA SEVKEDETMEYE ÇALIŞAN TANSEL ÇÖLAŞANA TAZMİNAT DAVASI AÇMA MASRAFI SADECE 34LİRA SAVCILIKLARA SUÇ DUYURUSU YAPMAK İSE ÜCRETSİZ. AŞAĞIDAKİ DİLEKCE ÖRNEĞİNDEKİ İSİM YAZILI YERLERİ DEĞİŞTİRİN LÜTFEN

 

 

ÇÖLAŞANA SUÇ DUYURUSU METNİ

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

 

Müşteki:Adem ÇEVİK, (TC No:12409824156) Toros Sk. 17/14 Sıhhıye Ankara Tel.05322467411

www.adaletplatformu.net vicdanmahkemesi@gmail.com www.facebook.com/adaletplatformu

 

Şüpheli: Tansel ÇÖLAŞAN, GMK Bulvarı No.102/8 Maltepe-Ankara Tel.0312.2324344

 

Konu: Kişilik ve demokratik haklarıma açıkca hakaret, insani ve vicdani tercihlerime alenen hakaret, 27 mayıs darbe suçunu ve suçluları övmesi sebebiyle suç duyurusu talebi

 

Açıklamalar: Benim kişiliğim ve inancım ile bağdaşmayacak şekilde küçük düşürücü, gülünç, rencide edici ve kaos ortamı oluşturmak, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek için düşman-hain gösterilmem şahsıma ve benim gibi oy kullanan Türkiyenin üçte ikisine yani 50 milyon kişiye alenen hakaret edilmiştir.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı ve Danıştay eski Başkanvekili Tansel Çölaşan, referandumda 'evet' oyu kullanan yüzde 58'lik kesimi ihanetle suçladı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Hatay Şubesi tarafından organize edilen "Türkiye nereye gidiyor" konulu panelde konuşan Tansel Çölaşan “referandumda yüzde 42'lik dilimin dışındakiler bana göre gaflet dalalet ve ihanet içindedirler” dediği 18 Eylül2010 tarihli medyada yeraldı.

17 Mayıs 2006'da ülkede kaos ortamı oluşturup darbe yapmak için tezgahlandığı mahkemelerce kanıtlanan Danıştay saldırısı sonrasında da Tanzel ÇÖLAŞAN: “Saldırgan tekbir getirdi, Allah'ın askeriyiz dedi” yalanı da TÜBİTAK raporuyla ortaya çıkmıştı. 
Çölaşan'ın, ''27 Mayıs 1960'taki darbeyi ve darbeyi yapanları açıkça övdüğünün görüldüğü'' için Çölaşan hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun ''suçu ve suçluyu övme'' suçunu düzenleyen 215. maddesi uyarınca kamu davası açılmasını da taleb ederim 

Yukarıdaki alenen hakaretlerden, suçu-suçluyu övmekten ve halkı kin-nefret düşmanlığa sevketmekten dolayı hukukun karşısında emekli yargıçların işledikleri suçların cezasız kalmaması,  ve resen soruşturma açması gerekenlerin de soruşturma açmadıkları için savcılığınıza başvurma zorunluluğu doğmuştur. Çölaşan ve başkanı olduğu dernek hakkında kamu davası açılmasını taleb ederim


Deliller: 
Cihan Haber Ajansı muhabirinin çektiği ses-görüntü kayıtları hukuki ve yasal deliller, basında çıkan ve tekzib edilmeyen 17-18-19 Eylül 2010 tarihli internet-radyo-tv-gazete haberleri http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=34379


Netice-i Taleb: Alenen yapılan hakaretlerden ve halkı-kin-nefret düşmanlığa sevkettiği hukuki bir gerçektir.
 anlatılan olaylar ve duruşma sırasında sunulacak delillerle de, yargılama esnasında ispat edeceğim durumlar karşısında Tanzel ÇÖLAŞAN'ın ve resen soruşturma açmayanların cezalandırılmasını arz ve taleb ederim.

21 Eylül 2010

Adem ÇEVİK

kayıtno.2010-952..............

 

 

ANKARA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE  

 

Davacı: Adem ÇEVİK, (TC No:12409824156) Toros Sk. 17/14 Sıhhıye Ankara Tel.05322467411

www.adaletplatformu.net vicdanmahkemesi@gmail.com www.facebook.com/adaletplatformu

 

Davalı: Tanzel ÇÖLAŞAN, GMK Bulvarı No.102/8 Maltepe-Ankara Tel.0312.2324344

 

Dava Konusu: Kişilik ve demokratik haklarıma açıkca hakaret, insani ve vicdani tercihlerime alenen hakaret sebebiyle 58 Lira 42 kuruşmanevi tazminat talebi

 

Açıklamalar: Benim kişiliğim ve inancım ile bağdaşmayacak şekilde küçük düşürücü, gülünç, rencide edici ve kaos ortamı oluşturmak, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek için düşman-hain gösterilmem şahsıma ve benim gibi oy kullanan Türkiyenin üçte ikisine yani 50 milyon kişiye alenen hakaret edilmiştir.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı ve Danıştay eski Başkanvekili Tansel Çölaşan, referandumda 'evet' oyu kullanan yüzde 58'lik kesimi ihanetle suçladı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Hatay Şubesi tarafından organize edilen "Türkiye nereye gidiyor" konulu panelde konuşan Tansel Çölaşan “referandumda yüzde 42'lik dilimin dışındakiler bana göre gaflet dalalet ve ihanet içindedirler” dediği 18 Eylül2010 tarihli medyada yeraldı.

17 Mayıs 2006'da ülkede kaos ortamı oluşturup darbe yapmak için tezgahlandığı mahkemelerce kanıtlanan Danıştay saldırısı sonrasında da Tanzel ÇÖLAŞAN: “Saldırgan tekbir getirdi, Allah'ın askeriyiz dedi” yalanı da TÜBİTAK raporuyla ortaya çıkmıştı.
Yukarıdaki hakaretlerden dolayı 58.42 TL (ELLİSEKİZ LİRA KIRKİKİ KURUŞ) tazminatın tahsili için mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.


Deliller: 
Cihan Haber Ajansı muhabirinin çektiği ses-görüntü kayıtları hukuki ve yasal deliller, basında çıkan ve tekzib edilmeyen 17-18-19 Eylül 2010 tarihli internet-radyo-tv-gazete haberleri http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=34379

Hukuki Sebebler: Anayasa, yasa, kanun ve ilgili mevzuatlar


Netice-i Taleb: 
Yukarıda anlatılan olaylar ve duruşma sırasında sunulacak delillerle de, yargılama esnasında ispat edeceğim durumlar karşısında 58.42 Türk Lirası manevi tazminatın dava tarihi itibariyle avuklatlık, faiz, yargılama masraflarıyla davalıdan müşterekn ve müteselsilen alınmasını arz ve taleb ederim.

21 Eylül 2010

Adem ÇEVİK kayıtno.2010-456

not. manevi tazminat davası masrafı (58.42 kuruş açarsanız ) avukatsız adliye harcı masrafı sadece 34liradır. avukat dava açıldıktan sonra vekaletle dosyayı takip edebilir.

 

 ........

 

 

 

                                

 

CUMHURİYET  BAŞSAVCILIĞINA  

 

KONU           :12Eylül darbe ve darbecileriDARBECİLERE yardım ve yataklık edenlerle, destek veren Media-Mafia-siyaset-bürokrasi-işdünyasımensupları , kişi ve kuruluşlar hakkındaSUÇ DUYURUSU

 

MÜŞTEKİLER                     :1-Adem ÇEVİK VatandaşlıkNo: ... Tel. 05322467411

                            Adres:yenimah. Mehtap sk.18 Gerede-Boluademgerede@gmail.com www.adaletplatformu.net

 

ŞÜPHELİLER                     :1- KenanEVREN (Gen. Kur. Eski Bşk.),

2-Nurettin ERSİN (Kara Kuv. Eski Kom.),

3-TahsinŞAHİNKAYA(Hava Kuv. Eski Kom.),

4-Nejat TÜMER (Deniz Kuv. Eski Kom.),

5-SedatCELASUN (Jandarma Gen. Eski Kom.),

6-BedrettinDEMİREL (Harp Akad. Kom.),

7-AliHaydar SALTIK(Gen. Kur. 2. Bşk.)

8-BülendULUSU (TC. Eski Başbakanı)

9-Vediğer, suça yardım ve yataklık eden, bakan, bürokrat, vali,kaymakam, emniyet müdürü, asker, amir, memurlar. Sair eşhas..

 

SUÇ                                        :Darbeyapmak, cebren anayasayı değiştirmek, hükümeti yıkmak,Türkiye  Büyük Millet Meclisini zor kullanarakgörev yapmaktan men etmek, darbeye zemin hazırlamak için sistemlibir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürülmesineve  yaralanmasına gözyummak,   işkenceyapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıdabulunmak, görevi kötüye kullanmak, görevi ihmal, terörticaretinden rantlanmak, rant sağlamak amacıyla sialhlı organizesuç örgütü kurmak ve yönetmek, nüfuz ticareti yapmak, devletmalına zarar vermek, tehdit etmek, gasp, hırsızlık, hürriyettenyoksun bırakmak, adam kaçırmak, yetki gaspı, suç uydurmak,bağımsız-tarafsız olması gereken yargı mensublarınaemir-talimat vermek, sınıf imtiyazı sağlamak, milli iradeye vemillete savaş açmak, inançları rencide etmek

 

SUÇTARİHİ                                    :12Eylül 1980 ve devam eden tarihler. Öncesinde darbeyehazırlık aşamasında işlenen suçlar

 

AÇIKLAMALAR :

 

1- 12Eylül 1980 sabahı saat 03:59’da TürkSilahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koymuştur. Budarbe emir-komuta zinciri içinde, yukarıdan aşağı, askerihiyerarşi çerçevesinde cereyan etmiştir. Darbeyi yapan üst düzeykomutanlar, Milli Güvenlik Konseyi adı altında anayasa yapılanadek yasama ve anayasada değişiklik yapma yetkilerini üzerlerinealmışlardır. MGK kendisi hakkında kanun daçıkartarak yasal zeminin üzerine oturmuştur. Yasamayla beraberdarbeci komutanlar birçok yürütme işlemini de yerine getirmiştir.Milli Güvenlik Konseyi, yukarıda ad ve soyadları yazılı GenelKurmay Başkanı, Kara, Hava ve DenizKuvvetleri Komutanlarıyla Jandarma GenelKomutanı’ndan oluşan beş kişilik bir kuruldur. MGK,mevcut hükümeti yıkarak yerineBülend Ulusu’yakurdurttuğu hükümeti koymuştur. Askeri darbe sonucuyukarıda isimleri yazılı şüphelilerin emir ve talimatlarınıuygulayan kamu personeliyle sivillerin tümü suç işlemiştir.Çünkü işlenmesi suç olan konuda amirler tarafından verilenyazılı talimatlar dahi yerine getirilemez.

 

2- Şüpheli GenelKurmay Eski Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in kendiifadeleriyle sabit olan darbe zeminini hazırlamak için “şartlarınolgunlaşması beklenmiştir”. Şüpheli Evren’inemir ve talimatlarıyla suç tarihi olan 12 Eylül1980 askeri darbesinden yaklaşık 6 ay öncesuç belgesi Bayrak Harekat Planı, dönemin Genel Kurmay 2.Başkanı Ali Haydar Saltık tarafından hazırlanmıştır.Dönemin Harp Akademileri Komutanı Bedrettin Demirel’in“darbe şartlarının olgunlaşması için iki sene bekledik”beyanı medyaya yansımıştır.

 

3- 1Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda  işlenenkatliamın 12 Eylül darbesini tetikleyen, plan veraporları belli merkezlerde yapılan, derin bir suikast olduğubilinmektedir. Maraş olayları ve Çorum katliamınıntoplumsal çatışma çıkarmaya yönelik derin devletin sevk veidaresinde, bir kısım insanların milli-dini duygularıtahrik edilerek yaptırıldığı gün yüzüneçıkmıştır. Türk-Kürt ayrımcılığı, Alevi-Sünniçatışması, şeriat-komünizm korkutmaları, yıllarca uygulananpsikolojik harekat planlarının ürünüdür. Toplumu kontrolaltında tutmak amacıyla farklılıklar rejim tehdidi gibigösterilerek ayrımcılık körüklenmiştir. Bu sebeple toplumdayarılmalar meydana gelmiştir. Üretilen kaos ortamında yasalolarak çözüm yoluna iktidardaki hükümetin karar vermesigerekirken yapılan darbe, anayasal düzene açıkça müdahaledir. 

 

4- Darbesonucu; TBMM kapatılıp anayasa ortadankaldırılmıştır. Siyasi partilerin kapısına kilit vurulupmallarına el konulmuştur. 650 bin kişigözaltına alınmıştır. 1 milyon 683 bin kişifişlenmiştir. Açılan 210 bin davada 230bin kişi yargılanmıştır. 7 bin kişi için idam cezasıistenmiştir. 517 kişiye idam cezası verilmiştir.Haklarında idam cezası verilenlerden50’si asılmıştır(18 sol görüşlü8 sağ görüşlü, 23adli suçlu, 1’i Asala militanı). İdamları istenen 259 kişinindosyası Meclis’e gönderilmiştir. 71 bin kişi TCK’nin 141, 142ve 163. maddelerinden yargılanmıştır. 98 bin 404 kişi “örgütüyesi olmak” suçundan yargılanmıştır. 388 bin kişiyepasaport verilmemiştir. 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu içinişten atılmıştır. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarılmıştır.30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitmiştir.300 kişi kuşkulu bir şekilde ölmüştür. 171 kişinin“işkenceden öldüğü” belgelenmiştir. 937 film “sakıncalı”bulunduğu için yasaklanmıştır. 23 bin 677 derneğin faaliyetidurdurulmuştur. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verilmiştir. 400 gazeteciiçin toplam 4 bin yıl hapis cezası istenmiştir. Gazetecilere 3bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verilmiştir. 31 gazeteci cezaevinegirmiştir. 300 gazeteci saldırıya uğramıştır. 3 gazetecisilahla öldürülmüştür. Gazeteler 300 gün yayın yapamamıştır.13 büyük gazete için 303 dava açılmıştır. 39 ton gazete vedergi imha edilmiştir. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamınıyitirmiş, 144 kişi kuşkulu bir şekilde ölmüştür. 14 kişiaçlık grevinde ölmüştür. 16 kişi “kaçarken” vurulmuştur.95 kişi “çatışmada” ölmüştür. 73 kişiye “doğal ölümraporu” verilmiştir. 43 kişinin “intihar ettiği”bildirilmiştir.

 

5- İktidardakihükümete bağlı olan şüphelilerin, iktidarın talimatlarıdışında hiçbir şey yapma hak ve yetkileri yokken yasalarıaçıkça ihlal ederek anayasal düzeni yıkmaya yönelik yaptıklarıeylem ve işlemler suçtur.  Darbenin yapıldığı tarihteyürürlükte olan 765 sayılıTCK nın 146 ve 147.maddelerinegöre “TürkiyeCumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmınıtağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olanBüyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan men ecebren teşebbüs edenler”,

TürkiyeCumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren iskat veya vazifegörmekten cebren menedenlerle bunları teşvik eyliyenler idamcezasına mahkum edilmektedir. Maddelerde 2004 yılındayapılan değişiklik ile cezalar ağırlaştırılmışmüebbet hapis cezası olmuştur. 5237 s.lı TCK dada aynı cezalar m.309(anayasayıihlal),m.311(Yasamaorganına karşı suç), m.312(Hükümetikarşı suç) şeklindeyer almış ve yine ağırlaştırılmış müebbethapis cezası öngörülmüştür.

6- İşlenensuçların cezalandırılması amacıyla yapılacak soruşturmalaraengel olmak amacıyla82 anayasasına konulan geçici 15.Madde, 12 Eylül 2010 günü referanduma sunulan anayasadeğişiklik paketini halkın çoğunluğunun onaylamasıylayürürlükten kaldırılmıştır. Şüphelilerin işlediklerisuçların soruşturmasına geçici 15. Madde engelolduğundan bugüne kadar zaman aşımı işlememiştir. Maddeyegöre “12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimlersonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin BaşkanlıkDivanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama veyürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılıKanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimidöneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu MeclisHakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlükarar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veyahukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangibir yargı merciine başvurulamaz. Bu karar ve tasarrufların idareceveya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerceuygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar veuygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleriuygulanır.” Kaldı ki şüpheliler darbe günü vedevamında suç işlemeye devam ettiklerinden zamanaşımı hiçbirşekilde dolmamıştır. İnsanlığa karşı işlenen suçlardamüruru zaman söz konusu değildir. Yukarıda isimleri yazılı vesoruşturma sonucu kimlikleri tespit edilecek şüphelilerin işlemişoldukları darbe suçu nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak zarargördüğümüzden şüphelileri şikayet ediyoruz.

 

SONUÇVE İSTEM   :Yukarıdaarz ve izah edilen ve resen tesbit olunacak sair nedenlerleşüphelilerin cezalandırılması için kamu davası açılmasınıve tüm darbecilerin malvarlıklarına el konularak hazineninolmasını, tüm darbecilerin ve destek verenlerin kamukurum-kuruluşlarına-cadde ve sokaklara verilen isimlerinin deacilen silinmesini hukuki zorunluluktur. Darbeci isimlerikullananlara da darbeyi-suçu-suçluyu övme suçu ve suçaiştirakden ve islama irtica dediklleri için islama-müslümanlarahakaretten de işlem yapılmasını, TSK ve Yargı mensublarının daiçinde bulunduğu CUNTAcılarla veErgenekon-İsrail-Balyoz-Kafes-İrtica-Susurluk-pkk-kck-bçg-gladiovb. Çetelerle organik-inorganik bağlantılarının araştırılmasınıarz ve talep ederiz.13.09.2010 AdemÇEVİK

 

 

 

www.adaletplatformu.netwww.facebook.com/adaletplatformuwww.twitter.com/adaletplatformuadaletplatformu@hotmail.com

ademgerede@gmail.comToros Sk. 17/14 Sıhhıye-Ankara Tel:05322467411 Sms.05326731651 

NOT. BU SUÇ DUYURUMU 11 EYLÜL SAAT 11 DE GEREDE CUMHURİYET NÖBETCİ SAVCISI ŞABAN DEMİR'E ELDEN TESLİM EDİLDİ

BU ÖRNEK DİLEKCEMİZDİR DOSYA BÖLÜMÜNDEN İNDİREBİLİRSİNİZ

12-13 EYLÜL GÜNÜ TÜM TÜRKİYEDE SAAT 9 - 11 ARASI NÖBETCİ SAVCILIKLARA ELDEN VEYA PTT YOLUYLA TESLİM EDERKEN KİMLİK FOTOKOPİSİNİ DE EKLEYELİM . 12 EYLÜL HAYIRLARA VESİLE OLMASI İÇİN EVET

MANEVİ SONSAATİMİZ İÇİN MADDİ SONSAATE KADAR GAYRET EDELİM Kİ ŞERR İTTİFAKI KAZANMASIN ADALET-BARIŞ-ÖZGÜRLÜK KAZANSIN İNŞAALLAH

 KURAN BAYRAMINDA KURAN HÜKMÜ BAŞÖRTÜSÜNE VE 15 YAŞ ÖNCESİNE KURAN EĞİTİMİNE YASAK KOYANLARI VE YASAĞI İMZALAYAN LANET MİLLETVEKİLLERİNİ VE ŞEYTANIN AVUKATLARINI VE İNANCA ZULME KARŞI SESSİZ KALAN SESSİZ ŞEYTANLARI LANETLİYORUZ. KURANBAYRAMI namazında tüm türkiyede ve ankarada hacıbayramda istanbulda eyyübsultanda BELHÜMADALLARI-BELAMLARI-ESFELİSAFİLİNLERİ LANETLEYECEĞİZ. bakara191 aliimran87 "Ayetlerimizi inkar etmiş ve küfre batmışlar; Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların LANETİ onlar üstünedir" 

http://adaletplatformu.net/?&Bid=441418

http://www.kuranvebiz.com/Allah-kimlere-lanet-eder.htm 

belhümadallardan belamlardan insan kılığındaki Şeytanlardan ve şeytanın avukatlarından esfelisafilinlerden insanlığa ve adalete savaş açan terör tüccarlarından kurtuluş duasına davet

esfelesafilin-sefih darbecilerden ve zalim anayasasından kurtulmak için; insanlığa ve Allaha savaş açan lanet Darbeci Yargıçlara-askerlere ve bürokratlara hidayet vermessen kahhar isminle helak eyle duası yapacağız. 12 eylül sehervakti-sabah namazı saat.5.55 Eyyübsultan camii.

doğmadan mahkemeikübra-adalet sahibine  EVET diyenler aynı gün tüm dünyada sabah-sehervaktinde ZULÜMDEN KURTULUŞ DUASI Yapacağız ve hasta-yaşlı-fizikselengellilerin rahatlıkla evet demeleri için araçlarımızla sandıklara taşıyacağız.

hayır diyenler türkiyede % kaç aptal-ahmak olduğunun göstergesi olacak ve hepsinin de müşahede altına alınması gerekecek.

tecavüzcüsünü-katilini sevenin aklı-mantığı-vicdanı-beyni olamaz.

darbe=işgal=namussuzluktan=adaletsizlikten   ve taraflı-bağımlı-brifingli hakim-savcı zulmünden kurtulmak istememek ahlaksızlıktır. 

  

12

 Yargıdaki ihaneti ve lanet zalimleri Lanetliyoruz. suç duyurusu 2eylül saat12 yargıtay  suçlar: teröre yardım-yataklık, görevi kötüye kullanmak, vatana ihanet, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek, anayasal düzeni yıkmaya darbeye teşebbüs, suça iştirak http://www.adaletplatformu.net/ 

esfelisafilinleri istifaya, azle, özre davet ediyoruz. 

insanlığa savaş açan terör tüccarı katliamsever darbeci hainleri lanetliyor ve görevden anayasa 90.madde ve 5506 sayılı kanunla azletmeyenler de suça iştirak ve hainliğe ortak oluyorlar.

yargı-asker-bürokrasi vesayetine ve şer ittifakına hayır.

50 yıldır süren darbecilikten ve anayasasından esaretten işgalden kurtulmak için adalete-barışa-özgürlüğe evet diyoruz


Elbirliği ile Adalet sağlanır ve zulüm engellenir. 


yargıdaki ve askeriyedeki pis kokuları engellemek için gelirken yanınızda lütfen tuz getirin




yargıç-asker-bürokrasi vesayetini ve şer ittifakını lanetliyoruz.


 zulme-ihanete-darbeye-teröre ve terörrantına HAYIR   


adalete barışa özgürlüğe evet


 http://www.facebook.com/event.php?eid=157201174290378



Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret109991