• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/adaletplatformu
  • https://www.twitter.com/adaletplatformu

Lanet Darbecileri Lanetliyoruz 11.11.11 Yargıtay önü. Teröre ve Darbeye Yardım-Yataklık yapanları Yargılayanları Tazminata mahkum ederek suça iştirak eden sözde yargıçları ve tüm DARBECİLERİ LANETLİYORUZ www.adaletplatformu.net

Lanet Darbecileri Lanetliyoruz 11.11.11 Yargıtay önü. Teröre ve  Darbeye Yardım-Yataklık yapanları Yargılayanları Tazminata mahkum ederek suça iştirak eden sözde yargıçları ve tüm DARBECİLERİ LANETLİYORUZ www.adaletplatformu.net www.facebook.com/adaletplatformu 05345517822 

YARGITAY BAŞKANLIĞI BİRİNCİ BAŞKANLAR KURULU'NA KAYIT
NO.6944AC

Konu: Tedbir Talebli Suç Durusu
Şüpheliler:
Yargıtay 4. ve 11. Dairesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Üyeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Üyeleri
Müşteki: Adem ÇEVİK, (TC No:12409824156) Tel.05322467411www.adaletplatformu.net
Toros Sk. 17/14 Sıhhıye Ankara
Suçlar: Anayasa'nın mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen 138 ve hâkim teminatını düzenleyen 139. maddesini ve 10.maddesini alenen ihlali, Ceza Muhakemeleri Kanununun 257. ve 142. maddesi ihlali, Yürütülen davaya açıkca müdahele ederek mahkemlere emir-talimat vermek, Anayasal düzeni değiştirmek ve uygulamak, Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs edenlere ve terör örgütü kuranlara-yönetenlere yardım ve teröre yataklık yapmak, suça irtirak etmek, Suçu-suçluyu övmek, Yargılama faaliyetlerini engellemek, Adil yargılamayı etkilemek, Görevi ihmal ve görevi alenen kötüye kullanmak. Darbeye teşebbüs, Yasama organı milli iradenin tecelligahı Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı kanunları uygulamayarak TBMM faaliyetlerini engellemek, 309 ve 311. madde ihlali, Anayasa'nın öngördüğü düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs ,tehdit, Meclise muhtıra vermek, Yargıya emir talimat vermek, TBMM’ye emir-talimat vermek, halkı kin-nefret düşmanlığa sevketmek, terör örgütü üyelerini ve savunanlarını yargılayanlara gözdağı vermek tehdit etmek dolayısıyla halkın adaletten- askerlikten soğumasına sebebiyet verilmesi nedeniyle milletin vergi vermemesine sebebiyet, mobbing, nüfuz kullanarak rant sağlamak, çıkar amaçlı suç örgütü üyeliği, inanca ve kutsal değerlere alenen hakaret edenleri, kaos çıkaranları ve teröre yardım-yataklık yaparak suça iştirak edenlerin yargılamasına açıkca müdahele etmek, anayasayı, hukuku ve uluslararası insan hakları anlaşmalarını tanımamak, suç uydurmak, terör örgütü ergenekona yargı desteği sağlamak, Terör örgütü propagandası yapan İşci Partisi ve CHP'ye karşı kanunları uygulamamak ve onların yargıda siyasi sözcülüğünü yapmak, siyaset yapmak, adalete olan güveni kaybettirmek, Bağımlı ve taraflı kararlar vermek.
Açıklamalar: Ceza mahkumiyeti yokken Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 4. Daire taraflı-nefsi-kinli ve aleni olmayan yargılamayla karar vermişlerdir, Hakimler hakkında soruşturma olmadan nefretle ve şüphelilere destek amaçlı karar verilmiştir. 79 yıllık içtihatla ceza hâkimliğini bitiremezsiniz. Yüksek yargı süratle irtifa kaybetmeye devam ediyor. Kaos çıkararak Öcalandan yararlanarak Yargıtay Başkanı olabilmek için alenen anayasa, hukuk, kanunlar ve Milli İrade yok hükmünde uygulamalar var. Yargıtayda 3 yıldır bekleyen dosyalar olmasına rağmen ESTÖ Tutuklusu Haberal'a ayrıcalık ayrımcılıktır. Yargıtay HSYK Danıştay ve AYM görevlerini adaletli yapsaydı 17bin faili meçhul olmaz ve 3trilyon dolarımız çöpe gitmezdi.
Hâkim bağımsızlığı ve teminatı, bizzat Danıştay ve Yargıtay'ın gölgesi altında eziliyor.
Hâlbuki bunun için öncelikle örnek olması gereken onlar. Adı üzerinde 'yüksek hâkim' değiller mi?
Ama tuhaf ki bizde yükseklere çıkıldıkça adalet nefes darlığı çekiyor.
Mehmet Haberal'i tutuklaması sebebiyle hukuksuz bir şekilde tazminata mahkûm edilen hâkimlerin yaptıkları ne?
Terör örgütü kurmak ve yönetmekten sanık Haberal'ın tutukluluğunun devamına karar vermek.
Tutuklama, yakalama, arama, el koyma, gözaltına alma gibi işlemlerin hepsine 'ceza yargılaması'nda
'koruma tedbirleri' denir.
Ceza yargılaması diyorum çünkü Mehmet Haberal'ın tutuklanması ve tutukluluğunun devamı işlemi, hukuk yargılaması değil ceza yargılaması içindedir.
Ceza yargılamasında 'koruma tedbirleri'nden oluşan mağduriyetlerden dolayı haklarını aramak isteyenlerin muhatabı hâkim-savcı değil devlettir. (CMK. 141-142)
Yani tutuklama tedbirinden dolayı mağdur olan kişilerin maddi ve manevi
 zararlarını devletten isteyebilecekleri açık bir şekilde belirtilmiştir.
Daha önce 466 Sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun'da düzenlenmiş olan bu konu, yeni CMK'da düzenlenmiştir.
Hukuk hâkimlerinin (tazmini) sorumluluğunu düzenleyen HUMK. 573. maddede kullanılan 'hâkim' tabirinin içine ceza hâkimlerinin de girdiği nereden çıkarılıyordu?
İşte o 79 yıllık, 25.3.1931 tarihli içtihadı birleştirme kararından.
Ama artık yürürlükteki yeni Ceza Yargılaması Kanunu var ve bu kanunda ceza yargılamasındaki mağduriyetlerin sorumlusu ve bu mağduriyetin nasıl giderileceği açıkça belirtilmiş.
Yani artık bu hususta netlik taşıyan yeni ve özel bir kanun var.
Üstelik ceza yargılamasında koruma tedbirlerinden doğan mağduriyetleri açıkça düzenleyen
'sonraki kanun' var
Yani Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 1931 tarihli içtihada ve hakikatte hukuk hâkimlerinin sorumluluğunu düzenleyen HUMK. 573. maddeye dayanamaz.
Ne zamandan itibaren dayanamaz?
Yeni CMK'nın yürürlük tarihi olan 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren.
Bu tarihten itibaren 'ceza yargılaması'ndaki koruma tedbirlerinden dolayı hukuk mahkemelerinde hâkimler aleyhine tazminat davası açılamaz.
Artık bu konuda görevli mahkemeler ağır ceza mahkemeleridir.
Ayrıca, tutuklama tedbirinden mağdur olduklarını düşünen sanıklar, CMK. 141 ve 142. maddelerine göre ağır ceza mahkemelerinde de dava açabilirler.
Üstelik bu da bir tazminat davası.
Diyelim ki davayı kazandılar ve tazminatı ödeyen devlet de bu hâkimi kusurlu görüp ona rücu etti. (CMK.143) Yani tazminatı ondan istedi.
Bu durumda ceza hâkimi aynı olaydan dolayı iki kere mahkûm olmuş olacaktır. Bu durumu hiçbir hukuk nizamı kabul etmez.
Üstelik Yargıtay, Anayasa'nın mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen 138 ve hâkim teminatını düzenleyen 139. maddesini çiğnemiştir.
O 79 yıllık içtihadı birleştirme kararı da Anayasa'nın bu maddelerine aykırı.
Ve 5 imzalı kurul raporuna aykırı ve şaibeli bir tek tabip raporuna dayanarak içtihat edilemez.
16 Ekim 2009 tarihinde Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tedavisinin ayakta yapılabileceğine ilişkin 5 uzman doktor (4'ü profesör, 1'i doçent) tarafından oluşturulan rapor Ergenekon Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'e, bir sene sonra yani 28 Ekim 2010 tarihinde geldiği için Söz konusu raporu mahkemeden gizleyen ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu.
Kaldı ki Haberal cezaevinde değil hastanede. Özgür de olsa hastanede olmayacak mı?
Zarar nerede?
Fotokopi üzerinden karar verilemeyeceğini tüm mahkemelere Yargıtay öğretmedi mi?
Yargıtay CGK, 14.10.2008 tarihinde eski HSYK Başkan Vekili Ergül Güryel'in oğlunun örgüt kurmak suçundan yargılandığı davada fotokopi üzerinden dava görülmeyeceğini belirtmiş, 7. ve 9. Ceza dairelerinin de aynı yönde istikrarlı kararları olmuştu.
Ne zaman değişti Yargıtay'ın tutumu?
Cihaner davasında.
Fotokopilerden kendi adaletlerini çıkardılar.
Şu haliyle HUMK. 573, özellikle ceza hâkimleri açısından Anayasa'nın 138 ve 139. maddesine aykırı duruyor.
Konu, Anayasa Mahkemesi'ne ve AİHM'e götürülebilir.
Yargıtay bu kararından dönmezse ceza yargılamasını bitirmiş olur.
Tazminata mahkûm edilen hâkimler, hem tazminat kararını veren Yargıtay 4. HD hem de bu hukuksuz kararı onayan YHGK üyelerine tazminat davası açmalılar.
Tanıklar: Tüm hukuki ve yasal tanıklar
Deliller:Tüm hukuki ve yasal deliller. bilahere sunacağım deliller. Zaman29.9.2010,1.ve 12.sayfa,Zaman10Kasm
Netice_i Taleb: Yukarıda izah edildiği gibi alenen bir hukuksuzluk kanunsuzluk ve yasa tanımazlık ortaya koyan Yargıtay Hukuk ve Ceza Genel Kurulu Üyelerinden Haberali yargılayanlara tazminata hükmedenler , HABERAL ve CİHANER davasına aleni müdahele eden resmi hakimler, Yargıtay 4. ve 11. Daire Üyeleri; görevi kötüye kulanma, Anayasa'nın mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen 138 ve hâkim teminatını düzenleyen 139. maddesini alenen ihlali, Ceza Muhakemeleri Kanununun 142. ve 257. maddesi ihlali, Anayasal düzeni değiştirmek ve uygulamak, Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs edenlere ve terör örgütü kuranlara-yönetenlere yardım ve teröre yataklık yapmak, suça irtirak etmek, Suçu-suçluyu övmek, Yargılama faaliyetlerini engellemek, Adil yargılamayı etkilemek, zorla Anayasa'nın öngördüğü düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs suçlarının yanısıra teröre yardım-yataklık suçuna iştirak suçu da işlemelerinden dolayı acilen cezalandırılması anayasanın 148. maddesine göre Yüce Divanda yargılanmasını, bağımsızlıklarını ve tarfsızlıklarını kaybettikleri için de yargılama esnasında TEDBİREN açığa alınmalarını, azl edilmelerini veya emekliye sevkedilmelerini darbecilikden,kaosdan ve terörden rantlananların malvarlıklarına el konulmasını arz ve taleb ederim. 11.11.2010 Adem ÇEVİK Vekaleten Avukat Berrin YEŞİLYURT




Bilgi için Dağıtım: AYM, YargıtayTBMM, Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, HSYK



1229 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret159383