• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/adaletplatformu
  • https://www.twitter.com/adaletplatformu

Nur Serter'den ikna odaları itirafı CHP'li vekil daha önce inkar ettiği ikna odaları için, "Başörtülü 198 öğrenciyle tek tek görüştük ve kayda aldık. Kasetleri imha edeceğim" dedi!

Bugün fiilen serbestiyet kazanmasına rağmen üniversitelerde yıllarca uygulanan ve binlerce mağdur, ağır travmalar ve utançlar üreten başörtüsü yasağının simge isimlerinden Prof. Dr. Fatma Nur Serter hakkında Adalet Platformu suç duyurusunda bulundu. 28 Şubat döneminde kız öğrencileri başlarını açmaları için ikna odalarına çeken Prof. Nur Serter’in ‘ikna odalarını ben kurdum’, ‘ öğrencilerle görüşülmesi emrini ben verdim’ ve ‘teknik kayıt yaptırdım, kasetler bende’ açıklaması ile ‘gizliliğin ihlali’, ‘kişisel verileri kaydetme ve ele geçirme’, ‘görevi kötüye kullanma’ suçlarının unsurlarının oluştuğu gerekçesi ile Adalet Platformu suç duyurusunda bulundu.


“DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILIP YARGILANMALI”


 Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, Serter’in suçunu itiraf ettiğini ve TCK 134, 135, 136 ve 137. Maddesi gereği cezalandırılması gerektiğini söyledi. Öğrencilerin görüntülerinin alınmasının ve izinsiz bir biçimde kayıtların saklanmasının suç olduğunu vurgulayan Çevik, “Kendi beyanları ile suçunu itiraf eden Nur Serter hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Şimdi görev savcılarımızda... Savcılarımızın da soruşturma açacağını düşünüyoruz. Talebimiz; derhal fezleke hazırlanıp TBMM’ye gönderilmesidir. Sığındığı dokunulmazlığın kaldırılmasını ve yargılanmasını bekliyoruz”  Anayasa da varolan din vicdan özgürlüğü ve inancından dolayı da baskı yapılamaz hükmüne rağmen kutsal değerleri rencide eden ve baskı yapan dini inaçlardan dolayı ayrımcılık ve fişleme yapan Nur SERTER ve ekibi anayasal düzeni değiştirme teşebbüsünde bulunma maddesinden ayrıca halkı kin-nefret ve düşmanlığa sevketmektende cezalandırılmalıdır" dedi.

  

KADIKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA 2010-45234

Konu: TEDBİR TALEBLİ Suç Duyurusu

 

Şüpheliler: Fatma Nur SERTER Erenköy Kadıköy/İST.

Araştırma sonuçu tesbit edilecek diğer şüpheliler

 

Müşteki:Adem ÇEVİK Toros Sk. 17/14 Sıhhiye Ankara Tlf05322467411 www.adaletplatformu.net

 

Suçlar: Ayrımcılık, kutsal değerlere hakaret ve rencide etmek, delilleri karartmaya çalışmak, fişlemek, görevi kötüye kullanmak, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek, özel hayatın gizliliğinin ihlâl, kişisel verileri ele geçirme, dini görüşlerinden dolayı fişleme, Suç uydurmak, Anayasa daki din vşicdan hürriyetini uygulamayarak anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs

 

Açıklamalar: 1 Kasım 2010 Tarihli Star Gazetesindeki Röportajında alenen suçunu itiraf eden Başörtülü inançlı öğrencileri inancından dolayı fişleyen baskı yapan CHP milletvekili İstanbul Üniversitesi eski rektör vekili Nur SERTER:

İkna odaları”nı kendisinin kurdurduğunu.. Başörtülü öğrencilerle görüşen kişi kendisi olmadığı halde, emir vererek teknik kayıt yaptırdığını.. Kayıtların hâlâ kendisinde olduğunu.. Yakında imha edeceğini..
Evet, bunları söylüyor Nur Hanım.
Yani suçlarını itiraf ediyor: Ayrımcılık, kutsal değerlere hakaret ve rencide etmek, delilleri karartmaya çalışmak, fişlemek, görevi kötüye kullanmak, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek
İtiraf ederken; ciddi bir yanlış yapıyor 
Çünkü o öğrencilerin görüntülerinin alınması suç.
Ama o kayıtların saklanması da suç.
O kayıtlar saklandığı sürece, suç temadi eder. Yani suç işlenmeye devam eder.
Dolayısı ile zamanaşımı da dolmamış olur.
Tek tek irdeleyelim..
TCK 134, özel hayatın gizliliğinin ihlâl edilmesini suç sayıyor. Nur Hanım’ın, ikna odasındaki görüşmeye katılmadığına göre, oradaki görüşmeyi kayda alması da suçtur.. Bir başkasının görüşmesi, Nur Hanım’ın üçüncü şahıs olarak görüntüleri kayda alması, suçun unsurlarının oluştuğunu gösterir.
Ayrıca, aynı eylem, TCK 135’e aykırılık da oluşturabilir. Şöyle ki, maddede “kişilerin ... dinî görüşlerine ... ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse” denilerek, ayrı bir suç tanımı daha yapılıyor.
TCK 136. maddede ise“Kişisel verileri, .. ele geçirme” suç olarak tanımlanıyor.
TCK 137’de ise, “Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle” suçun işlenmesini ağırlaştırıcı sebep sayıyor.
Bu durumda, başörtülü öğrencinin üniversiteye kayıt sırasında, dinî görüşlerinin öğrenilmeye çalışılması, bu kapsamda sözlerinin kayda alınması, bu kaydın saklanması, çok açık bir suçtur.

Deliller: Tüm yasal deliler Star Gazetesi 1 Kasım 2010 Nur SERTER Mülakatı,www.stargazete.com/roportaj/yazar/fadime-ozkan/ikna-odasi-kasetleri-bende-ama-imha-edecegim-305919.htm

 

Tanıklar: Fadime ÖZKAN, Hanife GÖKDEMİR, Saim ÜSTÜNDAĞ, A.İhsan Karahasanoğlu, Esra ELÖNÜ, Sibel ERASLAN, Yılmaz ENSAROĞLU, Rıdvan KAYA, Hülya ŞEKERCİ, Gülşen Demirkol Özer, Mazlumder Raporları ve Başörtü Kitabı, ve bilahere sunacağım yasal tanıklar

 

Netice-i Taleb: Yukarıdaki suçları işleyen şüpheliler için gereğinin yapılmasını TEDBİREN DELİLLERE EL KONULMASINI dilerim. 4.11.2010 Adem ÇEVİK

                      


2010-386 SAYI İLE MAHKEMEYE TEDBİR TALEBLİ TESBİT DAVASI AÇILDI.

KADIKÖY 6. SULH HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

TEDBİR TALEPLİDİR

DELİL TESBİTİ

TALEP EDEN                       : Hanife ...................... (T.C .......................)

VEKİLİ                      : Av. Cihat GÖKDEMİR

Yeşilköy-Bakırköy/İstanbul

 

KARŞI TARAF         : Fatma Nur SERTER 

                                     Erenköy  Kadıköy/İSTANBUL

 

KONU                                   : Karşı tarafın 03.11.2010 tarihinde Star gazetesinde yayınlanan Fadime Özkan ile yapılan röportajında açıkladığı “ikna odalarında yapılan işlemlerin kayda alındığı, cd’lerin bu güne kadar kendinde tutulduğu ve artık imha edeceği”ne dair açıklamalarına istinaden; ikna odasında manevi işkence görmüş olan müvekkilim adına açacağımız manevi tazminat davası ve ceza davasında delil olarak kullanılmak üzere İkna Odası CD’lerinin muhafaza altına alınması ve bir kopyasının tarafımıza verilmesi talebidir.

 

AÇIKLAMALAR     :

1-   Müvekkilim Hanife Gökdemir İstanbul Üniversitesi’nde eğitim ve öğretim görmüştür. Bu tarihlerde İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı toplumda ikna odalarıyla gündeme gelen Prof. Dr. Nur Serter’dir.

 

2-   Bilindiği üzere İkna Odaları, başörtüsü takarak üniversiteye gelen inançlı öğrencilerin başörtüyle eğitim almalarını engellemek için yasal dayanaktan yoksun fiili bir uygulamadır ve sayısızca mağdur yaratmıştır. Gençlerin psikolojik ve manevi olarak çökertildiği, tehdit edilerek başörtülerinden taviz verilmesinin istendiği, kişisel hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı bir işkence odası mahiyetindedir.

 

3-   İkna odaları bu güne kadar birçok kitap ve makaleye konu olmuştur. İkna odalarına alınan kız öğrencilerin anılarını derleyen Gülşen Demirkol Özer’in kaleme aldığı ‘‘Psikolojik Bir İşkence Metodu Olarak İkna Odaları’’ adlı kitaptan aşağıda alıntısı yapılan ifadeler dikkate alındığında olayın vahametinin büyük olduğu anlaşılacaktır:

 

"…’Senden sadece başını açmanı istiyoruz’ dediğinde kendime geldim. Benden ne istediklerini anladım. Kadın sürekli konuşuyordu. Kafam karıştı. O sırada kameranın cızırtısını fark ettim. "Bu kamera neyi çekiyor?" dedim. "Şenliği çekiyor" diye yanıtladılar. "Bu şenlik mi?”. “Evet, şenlik" İşte o an kan beynime sıçradı. Bağırmaya başladım. Susun, çekmeyin istemiyorum. Kendimi dışarı atmaya fırsat bulamadan, beş altı kişi etrafımı sardı. Aralarında polis de vardı. "Demek gerçekten zorla baş açtırıyorlar" diye düşündüm..."

"… bir kategoriye konarak muamele gördüğüm için kendimi çok aşağılanmış hissettim…"

"..Önünüzde tek şart koşuluyor ‘Ya okuldan ayrılıp rezil olacaksınız, ya başınızı açacaksınız. Burası Türkiye'nin en iyi okulu' gibi şeyler söyleyerek kaybettiklerimizi saydı.."

"… ‘Yazık değil mi? Son sınıfa gelmişsin. Ne güzel mezun olursun kariyer yaparsın’ v.b. şeyler söyledi. Ama benim İHL'li olmadığımı ve İtalya'da okuduğumu örenince tamamen değişti..."

"..Belli bazı sorular var. ‘Ailende örtülü var mı? Kur'an'da örtü yok, niye örtünüyorsun?..."

"Dünyanın ve bu ülkenin sahibi gibi davranıyorlardı. Egemen güç olduklarını hissettiriyorlardı. "bu kararları biz koyduk buna uyacaksınız" diyorlar ve kendilerini tartışılmaz bir yere koyuyorlardı."

"… ‘Başını açtıktan sonra, benim koluma gireceksin, birlikte okulun içinde bir tur atacağız’ dedi. Aksi takdirde, 1 aydan 6 aya kadar uzaklaştırma alıyorsunuz. Bu devam etmek istemeyen öğrenci için mesele değil. Ama devam etmek isteyen için çok önemli."

"Yalnızlık hissettim. Moralim bozuldu.."

"… ‘Sana burs veririz. Bu okulda daha iyi bir gelecek sağlarız. Yani vakıflardan, şuradan buradan sağlanan bursların dışında, Rektörlük bursu veririz’ deniliyordu.

Ayrıca iş imkânları sağlanıp, okulda kalabilirsin, kariyer yapabilirsin şeklinde şeyler de söyleniyor. Daha çok parayla ilgili teklifler."

 

4-   Yukarıda alıntısı yapılan ifadeler ikna odaları mağdurlarının birebir ifadeleridir ve müvekkilim de aynı şekilde aşağılanma, baskı ve yıldırmaya maruz bırakılmıştır. Bu nedenle açılacak manevi tazminat davası ve ceza davalarında delil teşkil etmek üzere söz konusu odaların kamera kayıtları ehemmiyet arz etmektedir.

 

5-   Fatma Nur Serter’in Star gazetesinde yayınlanan röportajında başörtülü öğrencilerden 198 tanesini ikna odalarına aldıklarını ve 193 öğrencinin, pedagojik formasyona sahip, çocukların psikolojisinden iyi anlayan öğretim üyeleri ile birlikte bu odalardaki konuşmalardan sonra ikna edilerek başörtüsü takmaktan vazgeçtiklerini ifade etmiştir.

 

6-   Dava  konusu yapılan olaylar ve ikna odalarında alınan kamera görüntülerinin yasal olarak İstanbul Üniversitesinin arşivinde  bulunması gerekiyordu. Zira bu kayıtların şu an hiçbir hukuki bağı bulunmayan davalıda bulunması ve hatta röportajlarından da anlaşılacağı üzere imha edileceğin  beyan etmesi, yapılacak suç duyurusu ve sonrasında yapılacak tahkikatın akim (sonuçsuz) kalması sonucunu doğuracaktır.  Davalının eline nasıl geçtiği belli olmayan suç delillerinin ortadan kaldırılması ve müvekkilim gibi bir çok kişininin fişlenmesi vesilesi olarak kullanılmış olma ihtimali karşısında davalının elinden bu kayıtların alınarak mahkeme kararıyla adli emanette muhafazası gereklidir. Yapılacak suç duyurusunda delil olarak kullanılması gerekli ve ülke bütünlüğüne karşı işlenen bir suç olması nedeniyle bu tedbirin mahkemece alınması gereklidir.

 

7-   Nur Serter’in röportajda ‘‘Bizim amacımız sadece onları yasak hakkında bilgilendirmek ve bu doğrultuda onların eğitim görmelerine imkân sağlamaktır. Bundan ibarettir. Sohbet ortamıydı, çaylar kahveler geldi. Çocukların kimisi nasıl zorlandıklarını, kimisi hangi tarihten beri türban taktığını anlattı. Bir paylaşım ortamında çeşitli konularda konuşuldu ama baskı yapılmış değil. Bunu da çok emin şekilde söylüyorum.’’ sözüne karşılık Star Gazetesi yazarı Fadime Özkan’ın, ‘‘İkna odasına girdim diyen kızlar aksini söylüyor?’’ demesi üzerine Nur Serter;

 

‘‘Benim elimde kayıtlar var. Bu konuşmalar başladığında malum dinci medya sürekli İstanbul Üniversitesini gerçekleşmemiş olaylardan dolayı iftiralarla karşı karşıya bırakıyorlardı. Görüşmeler başlayınca açıkçası endişe ettim. Yarın biri çıkar ‘beni astılar kestiler vurdular’, diyebilir. Dolayısıyla, bunun teminatını elimizde bulundurma zorunluluğumuz var. İletişim Fakültemizin öğrencileri, kayıt şenliğini çekiyorlardı. Onlardan bir kamera aldık odaya, görüşmeye giren kızlara da söyleyerek tabi. Öğretim üyeleri baskı uyguladı mı uygulamadı mı, orada kızları rahatsız edecek bir konuşma yapıldı mı, yapılmadı mı, ilerde yasal bir durum olursa diye, tümü kayda alındı.’’ diyerek ikna odasında yaşananların ileride delil olarak kullanılmak üzere elinde bulundurduğunu ifade etmiştir.

 

Nur Sertel başka bir soruya verdiği cevapta ise;

‘‘Ben mahkeme için, dava açılırsa, kanıt olarak sunmak için kaydettim. O kadar. Onlara baskı ve kötülük değil, eğitim görme haklarına kapı açan bir uygulama olduğuna inandığım için vicdanen son derece rahatım. Umurumda değil ne söyledikleri. Bu yükü 12 yıldır çekiyorum, ömrümün sonuna kadar da çekerim. Gerçekleri yüzlerce defa söyledim basına ama yazmadılar. Umarım siz yazarsınız.”

 

KASETLERİ İMHA EDECEĞİM

“Bakın bir tek dava dahi açılmış değildir. Zaten zamanaşımı da olmuştur 12 yıl geçti, kasetleri de imha edeceğim gidecek. Kimseye bunu kanıtlama ihtiyacı da hissetmiyorum.’’ demek suretiyle açacağımız davalarda en önemli delil olma özelliği taşıyan kamera kayıtlarının imha edileceğini belirterek delillerimizin tehlikede olduğu ifade edilmiştir.

 

8-   Müvekkilim ikna odasında kendisine uygulanan baskı ve yıldırmanın kameralar tarafından kaydedildiğini iş bu röportaja kadar bilmemektedir. Ortaya çıkan bu yeni durum nedeniyle, uğradığı haksızlığa karşı açacağı davalarda yeni bir DELİL’in ortaya çıkması, kendisi için önem arz etmektedir. Toplumda infial yaratan ve kamu vicdanını rahatsız eden ikna odalarında yaşanan gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması ve müvekkilimin bu konudaki mağduriyetinin tespiti imkânı şu an mümkün olmuştur.

 

9-   Yukarıda açıklandığı üzere inancı nedeniyle aşağılanan, tehdit edilen, manevi işkence çektirilen, iradesi ve kişilik hakları, din ve vicdan hürriyeti ihlal edilen ve mağdur edilen müvekkilimin, iş bu eylemler nedeniyle açacağı manevi tazminat ve ceza davalarında delil teşkil etmek üzere kullanma zarureti ve ehemmiyeti bulunan kamera kayıtlarının Fatma Nur Serter tarafından imha edilmeden evvel mahkemeniz kararıyla el konularak muhafaza altına alınmasını ve video görüntülerinin incelenmesini vekâleten talep ederim.

 

HUKUKİ SEBEPLER                                  : İlgili yasal mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM                         : Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı yedinde bulunan ikna odalarına ait görüntü ve ses kayıtlarının tespiti açısından davalının beyan ettiği gibi imha etmeden aynen talep edilmesi; davalıya bu kayıtların imha etmemesi yönünden mahkemece ihtaratlı müzekkerenin alo posta yoluyla  gönderilmesini; bu olayla ilgili olarak mahkemece suç duyurusunda bulunulmasını makamınızdan arz ve talep ederiz.

 

Vekâleten arz ve talep ederim.

                                                                                                Av. Cihat GÖKDEMİR

Ekler:

1-       Vekâletname

2-       Star Gazetesi sureti

...

allaha ve millete savaş açan lanet zalimlere karşı dilsiz şeytan olmamak için 11.11.11 de tüm türkiyede aynı anda suç duyurusu

 


2897 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret159386