• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/adaletplatformu
  • https://www.twitter.com/adaletplatformu

6 EYLÜL CUMA NAMAZINDA FATİH CAMİİNDE BASIN AÇIKLAMASINDAYIZ. TÜRKİYE MESCİDİ AKSAYA SAHİP ÇIKMALI

Mescidi AKSA ile ilgili müdahele yetkisi kullanılmalıdır konulu dilekçeniz 57747603-16404 numarası ile işleme alınmıştır. 04/09/2013 TBMM. 

 

TBMM Başkanlığı’na Ankara                                                                                                      

 Başvuru Sahibi      :Adem Çevik
                                  AKSA Platformu Koordinatörü ve Kudüs Dayanışma Derneği Başkanvekili
                                  Vatandaşlık No: 12409824156 www.KudusDayanisma.org
                                  İskenderPaşa Mh Kızanlık Cad..7/2 Fatih İstanbul Tel: 05322467411

 Konu ve Talep      : 76 MİLYON Türkiyeli’nin ilk Kıblesi Mescid-i Aksaya yönelik tehdit ve tecavüzlerin önlenmesi konusunda, Osmanlıdan devreden uluslararası hak, hukuk ve sorumlulukların gereğinin yerine getirilmesi ve anayasa TCK 13. Ve  77. Maddeden kaynaklanan yetkilerin kullanılması hakkında .

 AÇIKLAMALAR   1-Aşağıdaki yasa metninden de anlaşılacağı gibi Hilafet yetkisi, Cumhuriyet ve TBMM nin şahsında mündemiçtir.. HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN. Kanun Numarası:431, Kabul Tarihi: 3/3/1924, Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 6/3/1924 Sayı: 63, Yayımlandığı Düstur: Tertip:3  Cilt: 5,  Sayfa:323

Madde 1 - Halife halledilmiştir. Hilafet Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır. (…)

Madde 7- İkinci maddede mezkür kimseler Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki bilcümle emvali gayrimenkullerini bir sene zarfında Hükümetin malümat ve muvafakatiyle tasfiyeye mecburdurlar. Mezkür emvali gayrimenkuleyi tasfiye etmedikleri halde bunlar Hükümet marifetiyle tasfiye olunarak bedelleri kendilerine verilecektir.

Madde 8- Osmanlı İmparatorluğunda Padişahlık etmiş kimselerin Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki tapuya merbut emvali gayrimenkuleleri millete intikal etmiştir.

Madde 9- Mülga Padişahlık sarayları, kasırları ve emakini sairesi dahilindeki mefruşat, takımlar, tablolar, asarınefise ve sair bilumum emvali menkule millete intikal etmiştir.

Madde 10- Emlaki Hakaniye namı altında olup evvelce Millete devredilen emlak ile beraber mülga Padişahlığa ait bilcümle emlak ve sabık Hazinei Hümayun, muhteviyatlariyle birlikte saray ve kasırlar ve mebani ve arazi Millete intikal etmiştir.

 2- (B:110-7.8.1951-0:1) SAYLI MECLİS ZABTINDA BİR MÜZAKERE ZABTINDA İFADE EDİLDİĞİ GİBİ:3 Mart 1340 tarihli 431 sayılı Hilâfetin İlgasına ve Osmanlı Hanedanına ait emlâkin millete intikaline dair Kanunun 8 ve 9 ncu maddesi Osmanlı İmparatorluğunda Padişahlık etmiş kimselerin tapuya merbut emvali gayrimenkullerinin saray, kasır ve emakininin  millete intikal eylediği yolunda taşıdığı hükümler bunun en bariz misalidir. Dikkat buyurulacak olursa bu hükümde ki gaye mündemiçtir.

 3- Mescidi Aksa’ya yönelik, bugün ve başka zamanlarda Siyonist İsrail askerleri ve fanatic/siyonist militanlar, Mescidi Aksa’ya girmekte ve fiili durum meydana getirerek Müslümanların ibadetlerini engellemekte ve işgal etmekte, Mescidi Aksa’nın kendilerine ait olduğunu iddia etmektedirler.

 4- Esasen Mescidi Aksa’nın altı arkeolojik kazı bahanesi ile kazılmış, çevresindeki tarihi ve manevi doku tahrip edilmiş, İslam büyüklerine ait mezarlar yerinden sökülmüştür.. Haziran 2007 tarihli, Türk heyeti raporu  78 Sayfa

 5- Osmanlı sultanları, Türklerin hakanı, Arabın ve Acemin padişahı, diger halkların sultanı ve Doğu Roma Bizansın imparatoru olmasının yanında, Müslümanların Halifesi sıfatını taşımaktadır ve bu sıfat ve sorumluluk TBMM ve Cumhuriyet’e intikal etmiştir.. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamı, TBMM Başkanlığı, Dış işleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve Hükümetin bu konuda gereğini yapması yasa gereği bir zorunluluktur..

 6- Kaldı ki, evrensel insan hakları ve inanç hürriyeti açısından da bu konu evrensel hukukun bir parçası olarak yine Türkiyeyi ilgilendiren bir husustur. Konunun dini, insani, hukuki yanında bizim için bu konu ile ilgilenmek tarihi bir görev, hak ve sorumluluk anlamı ifade etmektedir..
Bu konu bu yanı ile evrensel barış ve güvenlik açısından olduğu kadar, hukukun temel ilkeleri ve evrensel normlar açısından da büyük bir değer taşımaktadır. Konuyla ilgili istanbul Savcılığı’na 2013/33843 sayı ile suç duyurumuz var.

 7- Özellikle, Mavi Marmara konusunun masada olduğu bir zamanda, bu şekildeki bir yaklaşım asla kabul edilemez.. Bu tür saldırı ve tecavüzler devam ettiği sürece görüşmelerin askıya alınması ve konunun islam dünyası ve uluslararası divanlarda görüşülmesi için girişimlerde bulunulması gerekir..

 8- Bu saldırılar 2 milyar Müslümana hakarettir ve Türkiyenin şahsında İslam dünyasına karşı bir meydan okuma girişimidir.  Bu konu Müslüman halkımızın infialine sebeb olabilir.. Konunun acil bir şekilde ele alınması gerekir..

 9- Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesidir ve çevresinde bir çok Osmanlı emlaki, vakfı, arazisi bulunmaktadır.

 10- Anayasal sorumluluğun gereği olan yasal sorumlulukların yerine getirmeyenler ve getirilmesini engelleyenlerin cezalandırılarak vatandaşlarımızın hak ve hukukunun, aynı zamanda uhdemizde olan hak, hukuk ve sorumluluklarımızın gereğinin ifası ile mukaddes belde, tarihi vakfiyelerimiz ve diger Müslüman toplulukların hak ve hukuklarının korunması açısından gereğinin yapılmasını

11-Mescidi aksayı ziyarete giden ziyaretçilere karşı kaba davranışlar, dini inançlarının gereğini yerine getirmek isteyen insanlara karşı suçlu muameleri yapılması ve itiraz edenlere karşı kaba şiddet uygulanması, Kabul edilemez bir hukuk ihlalidir..

12 -İsrail askerleri, arkeolojik kazı bahanesi ile Mescidi aksanın altına boşaltarak yıkımı için ne gerekiyorsa yapmaktadır.. Yeraltından çıkan taşlar götürülerek, üzerine eski döneme ait görüntüsü verilerek üzerine ,ibranice yazılar yazılmakta ve sonra eski yerine konulmaktadır.. Mescidi aksanın etrafına yüksek binalar ve tapınaklar inşa edilerek Mescidi Aksa ve Ömer Mescidinin görünmesi engellenmeye çalışılmakta, giriş kapılarında kazı çalışmaları başlatılarak girişler engellenmekte, zaman zaman İsrail askerleri ve beraberindeki fanatiklerle Mescide baskınlar yapılmaktadır. Ayakkabıları ile Mescidi Aksaya giren İsrail askerleri Mescide belli yaşın altındakileri ve hedef seçtikleri kişilerin girmesine izin vermemekte ve belli bölümleri sudan bahanelerle kapatmaktadırlar..

 13- Kudüs ve Mescid-i Aksa konusunda gerçek ilgi ve alakanın gösterilmesini

14- Burada dikkat çekici bir diğer hususta, Hilafetin şekli, idari yapısı, görev ve yetkileri, Osmanlıdan aynen devralınmıştır. Dolayısı ile Osmanlı mevzuatındaki Hilafetle ilgili düzenlemeler de aynen geçerlidir. Hilafetin merkezi İstanbul olmakla birlikte yetki alanı itibarı ile Türkiye ile sınırlı bir kurum değil, beynel müslimin bir kurumdur. Dolayısı ile uluslararası hak ve yetkileri vardır ve bütün bu haklar, uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla koruma altına alınmıştır. Tüm dünyadaki dini kurum ve dini vakıflar, münhasıran da Kabe, Medinei Münevveredeki Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksa hilafetin koruması altındadır.. Bu konuda Osmanlıdan tevarüs eden düzenlemeler ve işin icab ve mahiyeti çok açıktır. Ve bu hak ve sorumluluklar Türkiye Cumhuriyetine aynen intikal etmiştir.. Dini vergilerin toplanması ve dağıtılması da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir..

Emaneti mukaddesenin halen İstanbulda bulunması da, bu konudaki hak ve sorumlulukların devam ettiğinin bir başka kanıtıdır..  Hilafet merkezinin işgal edilmemesi için Hindistan Hilafet Fonundan gönderilen paralarla kurulan İŞbankası faizcilik yapması, CHP hissesinin bulunması hukuka aykırıdır. CHP hisselerinin Diyanete devri gerekir.

Mescidi Aksaya yönelik tehdit ve tecavüzlerin def’inin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir..
   
 -Konu ile ilgili olarak bölgeye bir TBMM heyeti gönderilmesini

Yukarıda sayılan ve re’sen tespit edilebilecek benzer fiiller insanlığa karşı suçlar kapsamında olduğundan, 5237 Sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca hangi ülkede kim tarafından işlenirse işlensin, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri’nin bu suçların faillerini yargılama yetkisi ve görevi bulunmaktadır.

    -Bu konuda hukuki işlemlerin başlatılmasını, TBMM’nin suç duyurusunda bulunmasını, mecliste özel bir oturum yapılmasını ve Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını, İslam İşbirliği Teşkilatında değerlendirilmesini ayrıca uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızın kullanılması talebimizi Bilgilerinize arzeder,saygılar sunarız. 04.09.2013  Adem Çevik, AKSA Platformu Koordinatörü ve Kudüs Dayanışma Derneği Başkanvekili
www.KudusDernegi.org



2775 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret141429