• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/adaletplatformu
  • https://www.twitter.com/adaletplatformu

27 nisan soruşturması devam ediyor. savcı kemal çetin ile az önce görüşen adalet platformu koordinatörü adem çevik: ". ilgili mahkemelerden 27 nisan delillerini isteyeceklerini soruşturmaya 28 şubattan sonra ağırlık verileceğini" belirtti

 

Cumhuriyet Başsavcılığına Ankara

(tmk 10 özel yetkili)

Kamuoyunda 27 nisan muhtırası olarak bilinen 2012/317 nolu soruşturma dosyasına aşağıdaki belgelerin eklenmesini Ergenekon balyoz, 28 şubat ve benzeri mahkemelere bakan mahkemelerden 27 nisan ile ilgili dökümanların istenilmesini arz ve taleb ederim.
06.03.2013 Adem Çevik

Tc 12409824156 tel05322467411 Toros sk.17/14 sıhhıye ankara

 

 

 

 

BELGE-1: E-MUHTIRA DIŞINDA CUMHURBAŞKANI SEÇİMLERİNE TSK MÜDAHALESİNE DAİR BİR BAŞKA YAZILI BELGE

Genelkurmay'ın, 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahalesi bu muhtırayla sınırlı kalmamış, siyasilere mesaj göndererek Abdullah Gül'ün seçilmesini engellemeye çalıştığı da belgeyle ortaya çıkmıştı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Şube Müdürü Albay Turgut Ak'ın hazırladığı bilgi notuna göre, Org. İlker Başbuğ, Anavatan lideri Erkan Mumcu'ya şu mesajı göndermiş: 'Anayasa Mahkemesi'yle konuştuk, AKP'yi kapatacaklar. Erdoğan, Gül ya da Arınç seçilirse TSK müdahale edecek. Size yeni oluşum sözü veriyoruz.'


Ergenekon sanığı emekli Albay Levent Göktaş'ın ofisinde ele geçirilen 51 No'lu DVD içerisinde yer alan bir belge, 367 kriziyle başlayıp 27 Nisan e-muhtırasına kadar uzanan süreçte yaşanan karanlık olaylara ışık tutuyor. Ergenekon davasına bakan mahkemeye ulaşan belgenin altında dönemin Genelkurmay İstihbarat Şube Müdürü Albay Turgut Ak'ın imzası var. 'Gizli' ibareli belgede, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'un, danışmanı Nuran Yıldız'ı parti liderlerine göndererek seçim sürecini yönettiği öne sürülüyor. CHP, DYP ve Anavatan'a Meclis'e girmemeleri yönünde talimat verildiğini gözler önüne seren belgede, Başbuğ, Anavatan lideri Erkan Mumcu'ya özetle şu mesajı iletmiş: "Anayasa Mahkemesi'yle konuştuk, AKP'yi kapatacaklar. Erdoğan, Gül ya da Arınç'tan biri seçilirse TSK müdahale edecek. Yeni oluşum sözü veriyoruz. İddiada adı geçen Erkan Mumcu, Yıldız'ı tanıdığını ancak böyle bir görüşme yapmadığını savunmuştu.

BELGE-2: TSK MÜDAHALESİNE DAİR BİR DE SES KAYDI: KARADAYI'DAN ERKAN MUMCU'YA TELEFON

"Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi için 367'yi bulamazlarsa bu iş katiyetle bitiyor. (Erkan) Mumcu zaten teklifi yapan p...k kendisi. Cumhurbaşkanlığı seçimine kesinlikle girme dedim, girmedi. O girseydi seçiliyordu Abdullah Gül.." Yaklaşık 3 yıl önce internete düşen yukarıdaki ses kaydının 28 Şubat döneminin Genelkurmay başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'ya ait olduğu ileri sürüldü. Karadayı, 11. cumhurbaşkanlığı seçimlerine nasıl müdahale ettiğini anlatıyordu. Dönemin Anavatan Partisi'nin lideri Erkan Mumcu'ya 11. cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meclis'e girmemesi talimatını verdiğini söylüyordu. Mumcu'yla birlikte DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar da cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmayacaklarını son dakikada açıkladı. İlk tur oylamasından sonra ise Genelkurmay sitesinde 27 Nisan bildirisi yayınlanmış; hükümet ve sivil toplum kuruluşları söz konusu bildiriye sert tepki göstermişti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, daha sonra söz konusu bildiriyi kendisinin hazırladığını açıklamıştı.


Muhtıra haricinde, tartışmalı süreçle ilgili yeni belgeler de ortaya çıkmış, askerlerin, seçimlere müdahalesinin sadece emekli orgeneralle sınırlı olmadığı da tespit edilmişti. Buna göre Genelkurmay karargahı cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde aktif olarak rol oynamıştı. Islak imzalı 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan emniyet tespit tutanağının eklerinde yer alan bir belge, Karargah'ın seçim sürecinde neler yaptığını gözler önüne seriyordu. 2009 yılında ikinci Ergenekon davası sanığı emekli Albay Levent Göktaş'ın ofisinde ele geçirilen 51 No'lu DVD içerisinde yer alan bilgi notuna göre CHP'nin yanı sıra Anavatan ve DYP de askerin talimatı üzerine Meclis'teki oylamaya katılmıyor.

SÜRECİ İLKER BAŞBUĞ YÖNETTİ

Haziran 2007 tarihli 'gizli' belge, Deniz Kurmay Albay H.Turgut Ak tarafından (İstihbarat Başkanlığı'ndan) hazırlanarak Genelkurmay başkanına sunuluyor. Söz konusu dönemde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt. 'Konu' müstakbel Genelkurmay Başkanı 'İlker Başbuğ'un gayri resmi iletişim ve imaj danışmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Nuran Yıldız'ın faaliyetleri.' İki sayfalık belgede, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Aslan Güner ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun adına paraf açılmış. Belgeye göre, söz konusu süreçte Kara Kuvvetleri komutanı olan İlker Başbuğ'un seçim faaliyetlerini yönettiği ileri sürülüyor. Parti liderleri ve etkili isimlerle aracılar vasıtasıyla görüşmeler yapıyor. AK Partili birinin cumhurbaşkanı olmaması için yapılması gerekenleri anlatıyor. 'Bilgi Notu'nun hazırlanma nedeni söz konusu faaliyetlerin Doç. Dr. Nuran Yıldız tarafından 'arkadaş çevresinde' anlatılıyor olması. Bu durumdan rahatsız olan askerler, Yıldız'ın dikkatli olması konusunda uyarılması gerektiğini belirtiyor.


 

 

İŞTE SÖZ KONUSU BELGEDE YER ALAN İFADELERDEN BAZILARI:

"Yukarıda ifade edilen hususların yanında Yıldız'ın Org. Başbuğ'la sivil kesimdeki bürokrat, siyaset adamı ve akademisyenler arasında iletişimin sağlanması konusunda yardımcı olunduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Bu kapsamda bilgilere göre, Org. Başbuğ'un Yıldız aracılığı ile Erkan Mumcu'yla cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili olarak; CHP'nin kendi istedikleri dışında bir AKP'linin (Milli Görüşçü-Fethullahçı) aday gösterilmesi durumunda Meclis'teki oylamaya katılmayacakları. Erdoğan, Gül ve Arınç üçlüsünün birisinin aday olması halinde CHP, ANAP ve DYP'nin katılmadığı durumda seçilen cumhurbaşkanının sadece AKP'nin cumhurbaşkanı olacağı ve bu yüzden TSK'nın başkomutanı olamayacağından hareketle TSK'nın buna müdahale edeceği."

'AKREDİTE OLMAYAN BASIN GÖRMESİN'

Emniyetin mahkemeye yeni delil olarak gönderdiği belgede, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Aslan Güner ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun adına da paraf açılmış. Belgenin sonuç kısmında, 'Yukarıdaki hususlar akredite olmayan basın kuruluşları tarafından ele geçirilirse TSK'nın güvenilirliği ciddi olarak zedelenir.' notu düşülmüş.

GÖRÜŞMELER YAPILDI ANAYASA MAHKEMESİ PARTİYİ KAPATACAK

Belgeye göre, AK Parti'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'yle görüşülüyor: Müdahale neticesinde hükümetin düşeceği, bunun Anayasa Mahkemesi ile görüşülerek sağlandığının bizzat Org. Başbuğ tarafından ifade edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatacağı, Erdoğan, Gül ve Arınç üçlüsünün siyaset yapmasının yasaklanacağı. Aydın Doğan'a bağlı medya kuruluşlarının sağlayacağı medya desteği ile Erkan Mumcu önderliğinde birleşen ANAP ve DYP'nin çekim gücü ile bu partiye katılacak TSK'ya yakın ve AKP düşmanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Sinan Aygün, Abdüllatif Şener ve Cemil Çiçek gibi isimlerle bir oluşum sözü verildiği' hususlarını ilettiği bilgileri elde edilmiştir." denildi. Yukarıda ifade edilen bilgilerin bizzat Dr. Yıldız tarafından iş arkadaşları seviyesinde dile getirildiğine dair bilgiler elde edilmiştir. sonuç: Yukarıdaki hususların akredite olmayan basın kuruluşları tarafından ele geçirilmesi halinde TSK'nın kamuoyundaki güvenilirliğini ciddi olarak zedeleyebileceği değerlendirilmektedir. Arz ederim."

MUHTIRA ORTA YERDE DURURKEN GENELKURMAY BİLGİ NOTUNU YALANLAMIŞTI

Genelkurmay Başkanlığı, söz konusu bilgi notu ile ilgili, 'Yapılan inceleme sonucunda iddia edilen bilgi notuna ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya kayda rastlanmamıştır' açıklamasında bulunmuş, iddiaları yalanlamıştı. Ancak bu iddia gözardı edilse bile bütün belirtiler askerlerin cumhurbaşkanlığı seçim sürecine fiilen müdahale ettiğini gösteriyordu. Dolayısıyla Genelkurmayın belge bulunamadığı açıklaması inandırıcı görülmemişti. Genelkurmay Başkanlığı, 2007'de cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde internet sitesinde yayımladığı açıklama ile sivil siyasete müdahale etme girişiminde bulunmuştu. Genelkurmay sitesinde yayımlanan bu açıklama '27 Nisan e-muhtırası' olarak tarihe geçmişti. Türk demokrasi tarihinin utanç bildirisi olarak görülen bu açıklama, 4 yıl boyunca TSK sitesinde tutulmuş, ancak geçtiğimiz Ağustos ayında yayından kaldırılmıştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan bildirisini kendisinin kaleme aldığını itiraf etmişti.

UTANÇ BİLDİRİSİ KONTRGERİLLA KIŞKIRTMALARININ 20. SIRASINDA YER ALDI

Genelkurmay'ın muhtırası, Cumhurbaşkanlığı makamının AK Partili bir isme geçmesini istemeyen kontrgerillacıların düzenlediği bir dizi kışkırtmanın 20'nci sırasında yer aldı. Süleyman Demirel'in 01 Mayıs 2006 tarihinde, 'Okumak için Arabistan'a gidin' diyerek başörtülülere hakaret etmesiyle başlatılan kontrgerilla harekatında, ikinci sırada 5 Mayıs 2006'da Cumhuriyet gazetesinin bahçesine peşpeşe günler içinde üç kez bombalı saldırı düzenlenmesi, üçüncü sırada ise 17 Mayıs 2006'da Danıştay'a düzenlenen ve cinayetle sonuçlanan saldırı ve ardından cenaze töreninde kalabalıkların hükümet üyelerine saldırtılması yer almıştı. 29 adet kışkırtmanın gerçekleştiği kontrgerilla harekatı başarısızlıkla sonuçlandı. Seçimlerde AK Parti oy patlaması yaparken, cumhurbaşkanlığı makamına da Abdullah Gül seçildi.

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

Adalet Platformu 27 Nisan muhtırasına suç duyurusu yaptı | Adalet Platformu ile ilgili manşetlerimiz

27 Nisan utanç bildirisi hala sitede | Askerin 367 krizindeki rolü belgelendi | 367 müdahalesi belgesiyle ilgili manşetlerimiz

İŞTE ADIM ADIM 2007 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM SÜRECİNDE YÜRÜTÜLEN KONTRGERİLLA HAREKATI

(02 Şubat 2012, 10:08)

 



1788 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret159388