• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/adaletplatformu
  • https://www.twitter.com/adaletplatformu

istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na Acil Müşahede Taleblidir savcılık no: (2012-18428) Konu: İnsanlığa Karşı Suç işleyen Başbakan R. Tayyib Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Bakanlar Kurulu’nun tüm Üyeleri

istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na

                    Acil Müşahede Taleblidir  savcılık no: (2012-18428)

 

Konu: İnsanlığa Karşı Suç işleyen Başbakan R. Tayyib Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve  Bakanlar Kurulu’nun tüm Üyelerine İslam’a Hakaretten ve İnsanlığa karşı Suç’dan

Suç Duyurusu

 

Müşteki: Adem Çevik, (TC 12409824156) Adalet Platformu Başkanı Tel: 05322033274 www.AdaletPlatformu.org Alemdağ Cad. 83/6 Ümraniye ist., Toros Sk. 17/14 Sıhhıye Ankara

 

Şüpheliler: Başbakan R. Tayyib Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Başbakan Yardımcısı Bülend Arınç ve tüm bakanlar kurulu üyeleri, Araştırma ve soruşturma sonucunda tesbit edilecek diğer şüpheliler.

 

Suçlar: Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri; TCK112., 122., 77., 125., 216., 175.,318.

 

Özet: 27 Kasım 2012 tarihli, 28480 sayılı resmi gazete de 2012/3959 karar no ile yayımlanan,  Milli Eğitim Bakanlığının 26/11/2012 tarihli ve 183435 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 26/11/2012 tarihinde kararlaştırılan MADDE 3  (1) 4 üncü maddede yer alan sınırlamalar dışında okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde kılık ve kıyafet serbesttir. (4) Öğrenciler, öğrenim gördükleri programın özelliğine göre atölye, işlik ve laboratuarlarda önlük veya tulum, işyerlerinde ise yapılan işin özelliğine uygun kıyafet giyer.  (6) Kız öğrenciler, imam-hatip ortaokul ve liseleri ile çok programlı liselerin imam-hatip programlarında tüm derslerde, ortaokul ve liselerde ise seçmeli Kur'an-ı Kerim derslerinde başlarını örtebilir.  Denilmektedir. Ayrıca 6287 sayılı kanunun açık hükmüne rağmen millet iradesi ve tecelligahı meclisin iradesi ipotek altına alınarak askeri okulllar dahil tüm ortaokul ve liselerde okutulması gereken Kur’an Meali ve Peygamberimiizn Hayatı Dersleri sadece 5. ve 9. sınıflarda tercih ettirilmesi inanca hakaret ve hürriyetinden yoksun bırakma olup hukuksuz kanunları uygulayanlar ve uygulatanlar da ayrımcılık ve insanlığa karşı suç işlemişlerdir. Başörtü Allah’ın bir emridir. Başörtü sadece İHL’de okuyanlara farz değildir. Kuran okurken erkek yoksa başörtü şart da değildir. Erkeğin olduğu her yerde başörtü zorunludur. Kurana bakılabilinir ve Diyanete danışılabilinir. Dolayısıyla Kamuda çalışan tüm bayanların ve İlkokul da dahil tüm öğrencilerin kılık kıyafete karışmak inanca baskıdır dolayısıyla başörtülülerin vergi vermesini engelelmek ve başörtülülerin çocuklarını askerlikten soğutma suçları da işlenmiştir.

 

Açıklamalar:  Yukarıdaki bu ifadeler anayasaya, evrensel hukuk ilkelerine, BM ve AVRUPA İnsan Hakları Sözleşmelerine ve Türk Ceza Kanunlarına göre suçtur ve insanın doğuştan varolan temel hak ve hürriyetleri gasp edilmiş ve inancıma, başörtülü  eşime ve kızıma da hakaret edilmiştir aşağıdaki maddelerden ve insanlığa karşı suçdan cezalandırılmalarını  taleb ediyorum. Aklı başında olan bir kişi Allaha, Peygamberine, Kurana ve hükümlerine savaş açarak Allaha karşı zafer kazanamaz, Başörtüyü kamuda ve imam-hatip lisesi haricindeki okullarda yasaklayarak, faizi yasaklamayarak zulüm köleleştirme sömürü sisteminidevam ettirerek Allaha karşı savaş ilan edenlerin, müşahede altına alınmalarını taleb ediyorum. 19 defa ihale kanununu değiştiren hükümetin başörtü yasağını kaldırmamaları anlaşılabilir gibi değil.

 

Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı bir hukuk devleti olduğu vurgulanmıştır.

Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan “kanun önünde eşitlik” ilkesi ile de, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu vurgulanmıştır/ Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

 Anayasa Mahkemesinin 6.7.1995 günlü ve E:1994/80, K:1995/27 sayılı kararında hukuk devleti; “...tüm işlem ve eylemlerinin hukuk kurallarına uygunluğunu başlıca geçerlik koşulu bilen, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayan ve bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan. insan haklarına saygı duyarak bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren,  hukuk kurallarına bağlılığa özen gösteren, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bilincinden ayrılmayan devlet...” olarak tanımlanmıştır.

AİHS - Madde 14 Ayırımcılık yasağı

Bu Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya herhangi başka bir durum bakımından hiçbir ayırımcılık yapılmadan sağlanır.

 AİHS’ye ek 12.

protokol (2000) (milli hukuk kapsamındaki haklar dâhil) herhangi bir hakkın

kullanımında eşit muameleyi garanti ederek ayrımcılık yasağının kapsamını

genişletir. protokolün Açıklayıcı Raporuna göre, bu protokol, insan haklarını

garanti etmenin temel bir parçası olarak kabul edilen ayrımcılığa karşı

korumayı güçlendirmek arzusuyla ihdas edilmiştir.

 

Herkes, onur, şeref ve haysiyet sahibidir. Ceza hukuku, kişiyi, onuruna, şeref ve haysiyetine dokunan fiillere karşı korumaktadır. Ne adla olursa olsun, kimsenin kimseyi aşağılamak hakkı yoktur. Hakaret suçu tarih kadar eski olmakla birlikte, herkesin ayırımsız onur, şeref  ve haysiyet sahibi olduğunun kabul edilmesi yenidir. Gerçekten, kanun önünde eşitlik ilkesi gereğince, hiç kimse, bir diğer kimseden, daha az şerefli değildir.Ayırımsız, herkes eşittir, ait olduğu toplumun şerefli bir üyesidir ( An. m. 5,10, 17 ).
Medeni Kanun, 24. maddesi hükmünde, kişiyi, onuruna, şeref ve haysiyetine karşı saldırılar karşısında korumaktadır. Kişi, başkalarından, onuruna, şeref ve haysiyetine saygı gösterilmesini  isteme temel hakkına sahiptir.
Ceza hukuku, kişinin onurunu, şeref ve haysiyetini, cezaî himayenin konusu yapmıştır. Haksız olarak, bir kimsenin onuruna, şeref ve haysiyetine saldırıda bulunmak, hakaret suçuna vücut vermektedir.
Ceza Kanunu, hakaret suçunu, Kişilere Karşı Suçlar, ismini taşıyan İkinci Kısmının, Sekizinci Bölümünde Şerefe Karşı suçlar ismi altında düzenlemiştir. 

TCK 77 Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, dini inancından dolayı baskı, mobbing İnsanlığa karşı işlenen suçlarda dolayı zamanaşımı işlemez.

TCK 125 İnanca baskı ve hakaret

TCK 112 eğitim-öğretim hakkının engellemesi tck 122 ayrımcılık suçu

 Tck 216 halkı kin nefret ve düşmanlığa sevkten

Tck175: mensup olduğu dinin emirlerini yerine getirmesinden veya yasaklarından kaçınmasından dolayı kınayan veya tezyif veya tahkir eden veya alaya alan'' kimsenin 6 aydan 2 yıla kadar cezalandırılmasını hükme bağlar.

 

Netice-i Taleb: Yukarıda belirttiğim ve aleni olarak işlenen suçlardan dolayı şüphelilerin ilgili ceza maddelerinin yanısıra ayrımcılık, kadına psikolojik şiddet, mobbing, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketme, çocuklarımızın ruhsal ve manevi gelişimlerine zarar verme, eğitim öğretim hakkını engelleme ve özellikle insanlığa karşı suçdan ve islam’a, şahsıma ve aileme hakaretten cezalandırılmalarını taleb ediyorum. 12/12/2012 Adem ÇEVİK  



879 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret159388